Resûlullâh (S.a.v) Efendimiz’e Salavât
Yazan Editör on Ağustos 18th, 2007
Her müslümanın Peygamber Efendimiz (S.a.V) üzerşne Salavat-ı şerife okuması bir vazifedir. Allah-u Teâlâ Ahzâb Sûresi’nin 56. Ayetinde meâlen, “Muhakkak ki Allah-u Teâlâ ve melâikesi o nebiye Sâlât ile ikramda bulunurlar. Ey iman edenler, haydin ona teslimiyet ile salât ü selâm getirin..” buyurmuştur. Resulullah Efendimiz (S.a.V) de “Ben kimin yanında anılırsam üzerime salevât getirsin. Kim bana bir salevât getirirse Allahü Teâlâ bu salevatına mukabil o kimseye on ihsanda bulunur., on günahını siler ve derecesini on kat yükseltir. ” buyurmuştur.
Salevât-ı şerife bir ibadettir. Onunla Allahü Teâlâ’ya yaklaşılır.
Yukarıda beyan olunan ayet-i keriede emrolunduğu için her müslümanın ömründe bir kere Peygamber Efendimiz (S.a.V) ‘e salevât okuması bil-ittifak farzdır. Bir mecliste Peygamber Efendimiz (S.a.V)’in ismi geçtiği zaman salevat okumak vaciptir. Aynı mecliste Peygamber Efendimiz (S.a.V) ‘in ismi tekrarlansa tekrar salevat okumak mustehaptır. Bütün namazların son oturuşunda, sünnet-i gayri müekkedelerin ve dört rekat kılınan bütün nafile namazların ilk ve son oturuşunda teşehhüdden sonra ve cenaze namazının ikinci tekbirinden sonra salevâtı şerife (Allahümme Salli, Allahümme Barik) okumak sünnettir. Bir mâni yoksa her zaman salavât okumak müstehaptır.
Cuma günü ve gecesi, cumartesi, pazar ve perşembe günlerinde salevât okumak müstehaptır. Sabah, akşam, mescide girerken ve çıkarken, Peygamber Efendimiz (S.a.V)’in kabrini ziyaret ederken, Safâ ve Merve’de, cuma hutbesi ile sair hutbelerde, ezandan sonra, kamet edilirken, dua ederken, duanın başında, ortasında ve sonunda, kunut duasından sonra, hacda telbiyeyi bitirdikten sonra , bir yere toplanınca ve dağılırken, abdest alırken, kulak çınlarken, bir şeyi unuttuğu vakit, vaaza başlarken, ilim okurken, derse başlarken, hadis-i şerif okumaya başlarken ve bitirirken, suâl ve fetva yazarken, kız isterken, kitap yazarken,
Toplam Okunma 86 Bugün Okunma 0