Allah, helal kazanç yolunda kulunu yorgun görmeyi sever[H.Ş.]


Nefs-i Emmâre

Nefs-i Emmâre


İnsanda iki ruh vardır: Birine ruh-i hayvânî denir ki, bu Cenâb-ı Hakkın celal sıfatının tecellîsi ile yaratılmıştır. Birine de ruh-i sultânî denir. O da Cenâb-ı Hak’kın cemâl sıfatının tecellîsi ile yaratılmıştır . Beden ülkesinde bu iki padişahın birer veziri ile birer şeyhülislâmları vardır ki, vücüt iklimini onlarla idare ederler. Ruh-i hayvanînin veziri aklı maâş ve mercii (danışmanı), Şeytan’dır. O, Şeytanlarla istişâre eder. Ruh-i sultanînin de veziri aklı maâd ve şeyhulislâmı melektir. O da onlarla istişare eder. Ruh-i hayvanînin zevki, yiyip içmek, giyip kuşanmaktır. Yani zâhirde insana lezzet verecek ne varsa onların hepsinden safâ ve kuvvet bulup, ruh-i sultanîye galip gelir. Ruh-i sultanînin zevki, zikir, fikir , ibâdet ve Allâh’ın emirlerine itâat ve yasaklarından kaçınmaktır. Ruh-i sultanî, işte bunları yapmakla ruh-i hayvanîye galip gelir.

 

Yukarıda anlatıldığı gibi, bunlar vücutta hükmederler. Birinin sıfatı diğerinin sıfatına zıt olduğu için daima birbirleriyle muhârebe ve mücâdele ederler. Ruh-i hayvanînin aslı “emmâre bissüü” dür. Yani mübâlağa ve şiddetle kötülüğü emredicidir. Ona “nefis” ismi verilir. İşte bu sıfat Cenâb-ı Hakkın celal sıfatının mazharıdır ki, daima hakkın rızâsına muhalif şeylerden lezzet ve kuvvet bulur.

 

Ruh-i sultanînin asıl sıfatı sâfiyedir. Ona sıfat-ı insan ismi verilir. (İnsan bu sıfata sahip olduğu zaman kamil insan olur.) Bu sıfat Cenâb-ı Hakk’ın cemâl sıfatının mazharıdır ki, daima Cenâb-ı Hakkın rızâsındadır ve ondan bir adım ayrılmak istemez. Bu sebeble, bu iki sıfat birbirine tamamen zıt olup, vücut ülkesinde muhârebe ederler.

 

Meselâ, bir vücutta ruh-i sultanî ruh-i hayvanîye galip olmayıp, ruh-i hayvanî kendi haline bırakılırsa, sıfatı emmârelikte kalır. Zamanla ruh-i hayvanî ruh-i sultanîye galip olur ki, o kimse hayvan gibidir. Belki daha alçak olup “hasireddünya vel âhireh” (Dünya ve ahıreti hüsranda) kalır. Amma, ruh-i sultanî, ruh-i hayvânîyi kendi hâline bırakmayıp, her an mücâhede ve muhârebe ederse, o zaman ruh-i hayvanîyi ister istemez kendine bağlar. Her emrine itaat ettirerek ilahî emri yerine getirmiş olur. İşte bu kimselerin kurtuluşa ereceği umulur. Fakat yine de düşmesinden korkulur. Çünkü nefsin hîlesi çoktur.“

Toplam Okunma 300 Bugün Okunma 0

Başlıca Büyük Günahlar

Başlıca Büyük Günahlar

  1. Allâh’a ortak koşmak,
  2. Adam öldürmek,
  3. Nâmuslu kimseye iftira etmek,
  4. Zina etmek,
  5. Harpten kaçmak,
  6. Sihir yapmak ve yaptırmak,
  7. Yetim malı yemek,
  8. Ana ve babanın, meşrû isteklerine karşı gelmek.
  9. Harem-i şerifte günah işlemek.
  10. Fâizcilik yapmak,
  11. Hırsızlık yapmak,
  12. İçki içmek.


Her ne kadar sayı itibâriyle büyük günahlar 12 ise de, ictihâden bu günahlardan biri kadar çirkin olan herhangi bir günah da büyük günahtır. Ayrıca devamlı yapılan küçük günahlar da büyük günah olur.

Toplam Okunma 391 Bugün Okunma 0

Sefer Bahsi

Sefer Bahsi


Sefer, karada deve ile veya yaya yürüyüşle onsekiz saatlik (bugünkü ölçü ile doksan kilometrelik), denizde ise altmış millik bir mesafeye gitmektir. Bu kadar mesafesi bulunan bir yere yolculuk yapana şer’an “müsâfir” denir. Hangi vasıta ile ve ne kadar kısa zamanda giderse gitsin, niyet edip yola çıkan kimse sefer hükümlerine tâbidir.

 

Müsâfir, köyün veya şehrin evleri hududunu çıkınca seferîdir. Ramazan ayı içinde bulunuyorsa oruç tutmayabilir. Tutamadığı günleri sonra kazâ eder. Bununla beraber sıhhatine zarar vermeyecekse, orucu tutması daha hayırlıdır.

Müsâfir dört rek’atli farzları iki kılar. Akşam namazının farzını vitir namazını ve dört rek’atli bütün sünnetleri kısaltmadan, tam olarak kılar.

 

Bir kimse dört rek’atli farzları, Seferî iken dört kılarsa hatâ etmiş olur. Bundan dolayı istiğfar etmesi lâzım gelir. Ayrıca selâmı tehir etmiş olduğundan dolayı sehiv secdesi icâbeder. Ancak seferî iken gittiği yerlerde, mukîm imama uyarsa imamla beraber tam kılar. Şâyet kendisi imam olursa iki rek’at kılar ve selâm verir. Kendisine uyan cemaat seferî ise imamla beraber selâm verir. Eğer cemaat seferî değilse, imam selâm verdikten sonra cemaat kalkar ve namazını tamamlar. Kıyâmda, isterse Fâtiha okur, isterse okumaz. Okumadığı takdirde okuyacak kadar bekledikten sonra rükû’a gider.

 

Yukarıda târif ettiğimiz müsâfir kimse, gittiği şehir veya köyde onbeş gün ikâmete (kalmaya) niyet ederse, müsâfirlikten çıkmış olur ve namazları tam kılar. Onbeş gün ikâmete niyet etmediği halde işinin tamamlanmaması gibi bir sebeple bugün çıkarım, yarın çıkarım diyerek aylarca, hattâ senelerce kalsa yine de sefer hükümlerine tâbidir.

(daha fazla…)

Toplam Okunma 369 Bugün Okunma 0

Süleyman Hilmi Tunahan Belgeseli

http://video.google.com/videoplay?docid=7616175712560570400

Toplam Okunma 1172 Bugün Okunma 0

Cuma Namazı

Cuma Namazı

 

Cuma namazı, cuma günü öğle vakti cemaatle kılınması farz olan bir namazdır.

 

Beş vakit namazın şartlarından başka cuma namazının iki şartı daha vardır:

 

  1. Vücûbunun, yâni müslüman üzerine farz olmasının şartları,
  2. Sıhhatinin, yâni cuma namazının sahih olmasının şartları.

 

Cuma Namazının Vücûbunun Şartı Yedidir:

 

  1. Erkek olmak, (Kadın ve hünsâ olmamak.)
  2. Hür olmak, (Esir veya hapis olmamak.)
  3. Mukim olmak, (Seferî olmamak.)
  4. Sıhhatli olmak, ( Namaza gidemeyecek kadar hasta olmamak.)
  5. Gözleri sağlam olmak, (Âmâ olmamak.)
  6. Ayakları sağlam olmak, (Kötürüm olmamak.)
  7. Namaza gitmeye mâni ve gitmemeyi mübah kılan bir özrü bulunmamak. (Düşman korkusu, şiddetli yağmur, çamur gibi şeyler cumaya mâni hallerdir.)

 

Cuma Namazının Sıhhatinin Şartı Altıdır:

 

  1. Cuma namazı kılınacak yer, şehir olmak, (izin ve berât verilen köylerde de kılınabilir),
  2. Emir veya vekilinin kıldırması,
  3. Öğle namazı vaktinde kılınması,
  4. Cemaatin huzurunda hutbe okumak,
  5. İmamdan başka üç kişi bulunmak,
  6. Cuma kılınan yer herkese açık olmak.

Cuma Namazına Niyet

 

Evvelâ kılınan dört rek’ata “cuma’nın ilk sünnetine” diye niyet edilir. Sonra imamla kılınan iki rek’at, cuma namazının farzıdır. Bundan sonra kılınan dört rek’at, cumanın son sünnetidir.

 

Daha sonra kılınan dört rek’at ise “zuhr-i ahîr” dir. Buna şöyle niyet edilir: “Niyet ettim edâsı üzerime farz olup da henüz üzerimden sâkıt olmayan en son öğle namazının farzına.

 

Bu şekilde niyet edilirse, eğer o günün cuma namazı, şartlarında bir noksanlıktan dolayı kabul olunmamışsa, öğle namazı kılınmış olur; kabul olunmuşsa, en son kazaya kalmış öğle namazına sayılır.

 

Zuhr-i ahîrden sonra kılınan iki rek’ata “vaktin sünnetine” diye niyet edilir.

 

Cumanın farzından sonra bu on rek’at kılınmadığı takdirde, şartlarında bir noksanlıktan dolayı cuma namazı kabul olunmamışsa, öğle namazı, üzerine borç olarak kalır. Bu sebeple cumanın farzından sonra kılınan bu on rek’ati kat’iyyen terk etmemelidir.

Toplam Okunma 599 Bugün Okunma 0

Beş Vakit Namaz

Beş Vakit Namaz


Sabah Namazı

 

Sabah namazı 2′si sünnet, 2′si farz olmak üzere 4 rek’attir. İlk önce sünnet, sonra farz kılınır. Namaz kılmak isteyen kimse, abdestli olarak Kıble’ye döner ve ayakta olduğu halde, kalbinden “sabah namazının sünnetini kılmaya” niyet edip, “Allâhü Ekber” diye tekbir alır ve aynen “Namaz nasıl kılınır?” bölümünde tarif edildiği gibi 2 rek’at namaz kılar. Böylece sabah namazının sünnetini kılmış olur. Sabah namazının farzı da tıpkı sünneti gibi kılınır. Farza başlarken kaamet getirir ve kalbinden “Bugünkü sabah namazının farzına” diye niyet eder. (Kadınlar hiçbir namazda kaamet getirmezler.) Bilenlerin sabah namazının farzında uzun sûre okumaları sünnettir. İki rek’at bitip selâm verdikten sonra yukarda târif edildiği gibi, tesbihleri okur ve duâ yapar.

 

Öğlen Namazı

 

Öğle namazını kılacak kimse, önce “öğle namazının sünnetine” niyet edip, tıpkı sabah namazının sünneti gibi iki rek’at kıldıktan sonra oturur, “Ettehıyyâtü” okur. Selâm vermeden “Allâhü Ekber” deyip üçüncü rek’ata kalkar ve “Fâtiha” okur. Üçüncü ve dördüncü rek’atları tıpkı evvelki iki rek’at gibi kıldıktan sonra oturur. “Ettehıyyâtü”, “Allâhümme salli”, “Allâhümme bârik”, “Rabbenâ âtinâ” duâlarını sonuna kadar okuyup selâm verir.

(daha fazla…)

Toplam Okunma 1388 Bugün Okunma 1

Sayfa 12 / 17« İlk...1011121314...Son »