İlaçlara Dikkat!
Yazan Editör on Kasım 14th, 2007
Tedavi amacıyla kullanılan fakat tam anlamıyla bir yıkım olan ilaçlardan bahsetmek istiyorum ve belirtmek istiyorum ki, artık günümüz tıbbıyla hastalıkların giderilmesi, hastaların iyileşmesi gibi bir mevzu bahis değil. Allah(c.c.)’ın bize rahmet ve aynı zamanda imtihan için gönderdiği hastalıklara ağrılara sabredemeyip hemen ilaca başvuruyoruz.
Mesela; bir ağrı kesici aldığımızda ağrıyan yerimiz uyuşuyor. Bizde zannediyoruz ki, ağrı faktörü ortadan kalktı. Hayır,tam tersine o faktöre bir darbede biz uyguladık ve zamanla o aldığımız ağrı kesicinin dozajını beyin kabul etmeyecek, daha fazlasını isteyecek. Ondan sonrası malum,başka ilaçlarda çare aranacak ve bu böyle devam edecek. Tedavi hususunda bana çok itiraz eden oluyor bilim ne güzel bulmuş çaresini, neden boşuna ağrı çekelim ki? yada neden daha fazla hasta kalalım ki? diyorlar.
Evet; Peygamber Efendimiz(s.a.v.)’de; “Tedavi olun.” buyurmakla beraber, haram ile tedavi olunamayacağını da bildirmiştir. Bugün aldığımız ilaçların içeriklerini doktorlar bu kadar önemsemezken,bu ilaçları sanki ilahi emirmiş gibi,ihmal etmeksizin almamamız ne oluyor? Ne kadar helal? Hiç araştırmıyoruz. hazıra konmaya o kadar alışmışız ki, şüphe duyamıyoruz bile.
Bu ilaçların geliş yeri neresi,diye soracak olursak hemen altından yahudiler çıkıyor. onlar bizi ve neslimizi zehirlerken biz daha fazlasını istiyoruz. Kendi elimizle kendimizi zehirliyoruz. Sığırlarda deli dana hastalığı görüldüğü için bundan 15-20 sene önce FDA (ABD Gıda ve İlaç İdaresi) sığır ithalatını kesti.
İlaçlarda bundan sonra domuz jelatini kullanacakları kararına vardılar ve bunu bildirdiler. Evet, durum böyle olunca şifa niyetiyle kullandığımız bütün o ilaçlara haram şüphesiyle bakıp, tekrar düşünmemiz lazım. Bugün eczacıların söylediği bir şey var, dünyada silah sektöründen sonra en çok yatırım yapılan sektör ilaç sektörüdür. Silahların insan üzerindeki etkisi ne ise,ilaçlarında bunun gibidir hatta daha beterdir. Çünkü silah en azından, ilaç kadar kolay ulaşılan birşey değil. Şimdi Afrika’ya yardım amacıyla koli koli ilaç dağıtıldı ama zannedilmesin ki tedavi amacıyla. Ne amacıyla olduğunu bu ilaçları üreten,gönderen şahısların kimliklerine bakıp öğrenebilirsiniz. Kuran-ı Kerim’de de bildirildiği gibi bize onlardan hayır gelmez. Onlar ancak birbirlerinin dostudurlar.
Amerikada gözlenen bir olayı naklediyim. Bundan ne kadar önceydi hatırlayamıyorum ama. ABD de bir dönem çocuklara karma aşı uygulanmaya başlanmış. Çocuklarda otizmin %70 arttığı görülmüş ve araştırılmış. Sebebinin bu aşılar olduğu tespit edilmiş ve bu aşılar Türkiye ye gönderilmiş. Bu olaydan sonra Amerika da otizm %70 azalırken Türkiye’de aynı oranda artmış.Bu bile bize ilaçlar ve aşılara ne gözle bakmamız gerektiğini bildiriyor.
Dr. Aydın Salih‘in kitabından bu konuda bizi aydınlatacak bazı alıntılar yapmak istiyorum “Tıp literatürüne bakıldığı zaman ise şu sonuçlara ulaşılır; Bazı ilaçlar kemik iliği hücrelerinde DNA ve RNA sentezini engelleyerek kan üretiminin azalmasına veya anormal hücre üretimine,bunun sonucunda lösemi ve anemilere sebep olurlar (kloramfenikol, oksasilan, isoniasid, sefalotin, fenindion, fenitoin, fenilbutazon gibi) Bazı ilaçlar bağışıklık sistemini baskılarlar.(Aminopirin,sulfanamidler,propiltiourasil,methimasol) Alyuvarların parçalanmasına (Hemoliz)sebep olan kırktan fazla ilaç vardır:
Aspirin,sulfanamidler,sulfonlar,nitrofuranlar,kinin,klorokin,primakin,fenilhidrazin,probenesid,
dimerkaprol,kloramfenikol gibi.buda bazen kalıcı bazen geçici anemilere sebep oluyor.
Bazı ilaçlar (fenicetin,sulfonamidler gibi) ve pek çok gıdada bulunan kimyasallar (anilin boyalar,nitrit ve nitratlar gibi)“ ve daha şu anda sayamayacağım bir sürü zararı olan ilaçlar.Mesela büyük yıkımlara yol açan binlerce kitap arasından,depresyon tedavisinde en çok kullanılan ilaçlardan olan Seroxat tan bahsetmek istiyorum.Seroxat:Depresyon ilaçlarında kullanılan parasodin maddesinin yan etkileri üzerine Norveçli bilim adamları tarafından bir araştırma yapılmıştır.
Depresyon tedavisi gören 1500′den fazla hasta üzerinde yapılan araştırmada,
`Seroxat`kullanan 7 hastanın intihara teşebbüs ettiği ortaya çıkmıştır.
Ruh Sağlığı Örgütü MIND,yaptığı araştırmaya göre,Seroxat kullanan hastaların %50’sinin kendisine zarar verme ve intihar eğiliminin arttığını bildirdi.Örgüt ilacın satışının durdurulmasını istedi.Ama bu Türkiye de senelerce satılan bir ilaç,daha birkaç sene öncesine kadar bu ilacın uzun zaman müdavimi olan kişiler tanıyorum.
Bunun için bir daha sormamız gerekiyor kendimize ”Ben kendime ne yapıyorum?” diye.
Amaç hastalıkları yok etmek gibi gözükse de tıp tarihi bize acımasızca göstermektedir ki; vücuda kimyasal maddeleri sokmak ve vücudun dolaşım sistemi,solunum sistemi gibi sistemlerinin işlevine bilinçsizce müdahale etmek akıllıca bir iş değildir.Sistemlerde, organlarda ve hücrelerde her saniye meydana gelen aklın alamayacağı kadar karmaşık, muhteşem ve sonsuz işlemi kontrol etmeye hiçbir insanın aklı ve gücü yetmez, yetmeyecektir!!!
Toplam Okunma 112 Bugün Okunma 2