SeymaPortal

“Dışımız Halk ile, İçimiz Hak ile”

  • İslam garib olarak başladı, tekrar başladığı gibi garib hale dönecektir. Gariblere ne mutlu![H.Ş]
  • Güzel Resimler

      En Beğenilenler

        Google Reklamı

        Googleda Ara


      Arşiv 'Multimedya' Kategori

      Güzel Videolar

      Ayasofya’nın İbadete Açılan Bölümü

      Gönderen Editör on 1st Temmuz 2008

      Ayasofya’nın İbadete Açılan Bölümü

      Kulağa hoş geliyor görünse de, bir milletin kendi tarihinde bocalayışını gösteren ve Batı’nın yüzyıllar öncesine dayanan kuyruk acısının, “çağdaşlık”la paketlenip, “medeniyet ve hoşgörü” tabağıyla önümüze servis yapıldığının güzel bir numunesi…

      Kendi tarihimizi, yine kendimize kısıtlayışımızın hazin öyküsüdür bir nevi… Başlı başına bir “ibadethane” olan mekânın, bir “bölümle” sınırlandırılıp toplumsal manifestonun sesini kesme çabası… Açlıktan ağlayan çocuğun, susması için birkaç kırıntıyla yetindirilmeye çalışılması… Tabi tüm bunlara karşılık milletimizin, âfâki ve enfüsî tefekkürden uzak, imanından bîhaber ve yaşantısı da hasbelkader olunca, sonucun da bu şekilde olması kaçınılmaz oluyor.

      YETERİNCE CÂMÎ YOK MUDUR?

      Artık iyiden iyiye milletimiz de bu sözün büyüsüne kaptırmış kendini. “Sahi, gerçekten yeterince câmi yok mu?” düşüncesiyle, müze olarak kalmasını destekleyenler yok değil.

      Öyle bir yerdeki tarihi eserin cami olmasına gerek yok. Zaten o mevkide yeterince cami var. Sonuçta insanlar ibadetlerini evde de yapabilir.” demek, bazı “turizmsever”lerin kulağına hoş geliyor olsa da, işin aslı öyle değil. Bizim sorunumuz câmi kıtlığı mı ki?

      Oranın “câmi” hüviyeti kazanması için yapılan tüm çalışmaları, “yer yokluğu” ile kıyaslayan zihniyete ne denebilir? Yok, gerçekten sorun yer yokluğu ise ve yeterince câmi varsa, acaba Ayasofya’nın biraz ilerisine neden Sultanahmet Câmi yapılmıştır? Kezâ yine biraz bu tarafına Firûz Ağa Camîsi… Ecdat bunu düşünememiş midir?

      Tarihi eserleri bir ağaca benzetip, oraların câmiye çevrilmesini yeşil alanları yok etmek olarak algılayanlar, bu hassasiyetlerini yabancılara peşkeş çekilip plazalar yapılan yurdumuzun yeşil alanlarına gösterselerdi, muhakkak daha faydalı bir iş yapmış olurlardı.

      İbadete açılırsa turizme kapanır” endişelerinden kendini alamayanların, Sultanahmet Câmî’nin de ibadete açık olup, hiç turistin eksik olmadığını görmezden gelmeleri de gariptir.

      İbadethaneler sadece ihtiyaç doğrultusunda yapılır” şeklindeki maddeden manaya geçememiş bir anlayışıyla, o bölgede kimsenin yaşamadığını dolayısıyla Ayasofya’nın câmi olmasının gereksizliğini savunanların ya Sultanahmet’in gündüz nüfusunu görmemiş olmaları veya günde 5 vakit namaz kılındığını bilmiyor olmaları gerekir.

      Yine aynı mantıkla “Burada kimse yaşamıyor, buraya neden olimpiyat stadı yapıldı, ihtiyaç var mıydı?” denebilmesi lazım. Yılda bir maç için olimpiyat stadı yapılmasına nasıl ki karşı çıkılamıyorsa, Ayasofya’nın câmi olması konusunu, o mekanın “darlık-genişlik” veya “yeterlilik” kriterleriyle kıyaslanması ne kadar mantıklı olabilir?

      Namazını herkes evinde de kılabilir” diyenler için: “Ne gereği var olimpiyat stadının! Veya Fenerbahçe trafiğini alt-üst eden stadyumun… O halde gitsin herkes evinde seyretsin maçını. Hem orada daha rahat küfreder. Veya kahvehanede… Nasıl namaz için câmiye gerek yoksa maç için de tribünlere gerek yoktur.” denebilir bu mantığa göre…

      Gidin bir bayram sabahı Sultanahmet Meydanı’ndaki mahşeri kalabalığı görün. Geçiniz bayram gününü, bir Cuma gününde dahi yer kalmayacak endişesiyle erkenden Sultanahmet’e yollanmıyor muyuz? Sadece bu günde safların kaldırımlara taştığı nasıl görmezden gelinebilir? Bu insanlar yine bu ülkenin vatandaşı, başka yerden takviye yapılmıyor.

      İhtiyaç yok” diye kestirip atmadan önce bizim dinimiz ve milli gururumuz için taşıdığı önemi idrak etmemiz lazımdır. Bugün bile kiliseye çevrilmesi için imza toplanıldığı da göz önüne alınarak, “Dinler ve Kültürler Arası Diyalog” gölgesinde, Ayasofya’da opera ve bale düzenlendiği gerçeği iyi irdelenmelidir. Zira Hıristiyanların zamanında orada dansöz oynattığı gerçeğiyle şimdiki oluşum arasındaki bezerliklerin getirisi, herhalde zamanla kilise olmasına göz hoş gözle bakanların türemesine bile yol açacaktır.

      ***

      VAKFİYENİN HÜKMÜ

      Vakfın dini hükmü şudur: “Bir yer, ne şartla vakfedildiyse kıyamete kadar o iş için kullanılır. Vakfedenin istediği şart, Allâh’ın emri gibidir…” Peki bu vebalin altından kim kalkabilir?

      Bugün Avrupa’nın değişik ülkelerinde cemaatsiz kalan kiliseler satılmaktadır. Satılan kiliselerin Müslümanlarca alınıp câmiye çevrildiğini hepimiz duyuyoruz. Bunun gibi İstanbul fethedildiğinde de, Fatih Sultan Mehmet Han Hazretleri de Ayasofya’yı kendi parasıyla alıp vakfetmiş ve bu vakfiyenin hükümlerini de açıkça belirtmiştir:

      Nefis kilise Ayasofya, kıyamete kadar cami olarak vakfedilmiştir. Bunu, Allâh’a, ahirete, O’nun heybetine inanan hiçbir mahluk, sultan olsun, hakim olsun, bir mütegallibe olsun, değiştiremez. Vakıf şarlarını kim değiştirirse, Allâh’ın, meleklerin, bütün insanların lâneti onların üzerine olsun. Yüzlerine bakan ve onlara şefaat eden hiçbir kimse bulunmasın.

      Atatürk’ün Ayasofya’yı müze yapması stratejik amaçlıdır. Elbette ki o da hata yapmaktan münezzeh değildi.

      VE BİR TABELA…

      Ayasofya Câmî ibadete açılan bölüm

      Bu tabela çok acı bir gerçeği gösteriyor. Ayasofya Câmi kapatılmış ve karşı koyanların ağzını tutmak için bir giriş alternatifi sunuluyor. Arka kapıdan…

      Bir gün Sultanahmed Câmî’ni de ibâdete kapatıp “Blue Mosque” olarak turizme kazandırırız belki.

      Her şey turizm için!

      Adem YAKUT

      Alıntı

      Toplam Okunma 91 Bugün Okunma 1

      Gönderildi Belgeseller, Hayatın İçinden, Multimedya | Yorum Yok »

      fetih ruhuna muhtacız…

      Gönderen Editör on 29th Mayıs 2008

      Fetih Ruhuna Muhtacız…

      Toplam Okunma 126 Bugün Okunma 0

      Gönderildi Multimedya | Yorum Yok »

      Aziz Üstazım Benim

      Gönderen Editör on 8th Ocak 2008

      Toplam Okunma 187 Bugün Okunma 0

      Gönderildi Multimedya | Yorum Yok »

      HASENAT 2.1 Ücretsiz indirin

      Gönderen Editör on 4th Eylül 2007

       

       

       

       

      Hasenat Programı Hakkında

       

      Hasenat yeni sürümü neler içeriyor ?

       

      Kur’an-ı Kerim, sıradan bir Kitap olmadığı için, onu üslup ve muhteva olarak başka bir dile tam olarak aktarmak, Yüce Allah’ın dilemesi müstesna imkânsızdır. İşte bu sebeple meallerde, meal yazarına bağlı olarak anlam ve kelime seçimi farklılıkları ortaya çıkmaktadır. Ancak Kur’an’ı anlamak, dini kaynağından öğrenmek, bir ihtiyaç olması hasebiyle, meal de kaçınılmaz bir gerekliliktir.

      İşte Hasenat programı, Kur’an’a gönül vermiş ve Kur’an’ı kendi dilinde anlamak isteyen insanlara, Yüce Allah’ın muradını daha açık kavrama imkanı sunabilmek gayesiyle ortaya çıkmıştır. Farklı yazarlara ait geniş Türkçe Kuran meali içeriğiyle, mealleri alt alta sırala****** Kuran-ı Kerim’i birçok mealden takip etme imkanı vermektedir. Gelişmiş arama seçenekleri sayesinde, Arapça Kuran-ı Kerim metninde ve Türkçe mealler içinde detaylı aramalar yapmak mümkündür.

      Hasenat, Kur’an-ı Kerim’in daha net anlaşılması ve vahyin daha güçlü kavranması amacıyla, geniş imkanları ve gelişmeye olan elverişliliğiyle bilgi işlem teknolojisini Kur’an’ın hizmetine sunmuştur. İnşaallah bu hizmet zaman içerisinde gelişerek devam edecektir.

       

      2.1 sürümüyle programın adı Furkan-1′den Hasenat olarak değiştirildi ve geliştirme süreci hızlandırıldı.
      Aralık 2006 itibariyle 60.000′in üzerinde kullanıcıya ve tüm sürümlerde 100.000′in üzerinde download’a erişti. 2.1 (güncelleme) sürümünde şu özellikler eklendi: Yeni fonta geçilerek daha güzel Arapça metin görünümü sağlandı. Arapça metindeki şedde altındaki kesre, alışılmış Türk sistemine göre harfin altına alındı. Bazı mealler çıkarıldı. Muhammed Esed meali ve Yeni Diyanet meali programa eklendi.

      Hasenat Programında Yer alan mealler: Diyanet (yeni), Diyanet Vakfı, Elmalılı Orjinal, Elmalılı Sadeleştirilmiş1, Elmalılı Sadeleştirilmiş2, Ömer Nasuhi Bilmen, Süleyman Ateş, Ali Bulaç, Muhammed Esed, Yaşar Nuri Öztürk, Suat Yıldırım, Tefhimul Kuran, Fizilalil Kuran, Abdulbaki Gölpınarlı, Hasan Serhat Yeter, Adem Uğur, Gültekin Onan, Şaban Piriş, Abdullah Yusuf Ali (İngilizce), Muhammed Marmaduke Pickthall (İngilizce

       

      Programın genel görünümü, Türkçe arama penceresi, Arapça arama penceresi

       

       

       

      Metin Editörü, Derleme Penceresi

       

      Hasenat 2.1 tamamen ücretsizdir ve özgürce kopyalanabilir, dağıtılabilir.

       

      Hasenat, bilgisayar kullanan herkesin Kuran-ı Kerim’i en güzel şekilde okumasını, aramasını, araştırma yapmasını, notlar almasını ve istediği kısımları yazıcıdan bastırmasını sağlamak amacıyla geliştirildi. Hasenat sürekli geliştirilerek yeni özellikler kazanmaya devam etmektedir.

       

       

       

      Programın önceki sürümleriyle ilgili bilgiler ve İnşaallah sonraki sürümler için düşünülenler …

       

      Programa sonraki sürümlerde eklenmesi düşünülenler

       

      • Ayettteki (Arapça metin üzerinde) bir kelimenin üzerine gelindiğinde Mu’cem ul-Mufehres fihristine göre kelimenin geçtiği diğer ayetlerin Arapça ve Türkçe mealleri ile birlikte yeni bir pencerede görüntülenmesi,
      • Ayettteki (Arapça metin üzerinde) bir kelimenin üzerine çift tıklandığında açılacak pencerede kelime anlamlarını görebilme,
      • İngilizce, Almanca ve Fransızca vb. dillerde program arayüzü ve bu dillerde mealler.

      3.0 sürümüne eklenecekler. (İnşaaallah mayıs 2007 de çıkacak.)

       

      • Hasenat artık sesli Kur’an okuyabilecek. Şimdilik ilk etapta Hafız Abdussamed’in kıraatından, ileride başka hafızların kıraatından olmak üzere, programın seçenekler penceresinden istediğiniz hafızı seçerek ayetin üzerindeki çalma butonuna tıkladığınızda üzerinde bulunduğunuz ayeti okutturabileceksiniz.
      • Hasenat programı ile hatim indirebileceksiniz . Altta Arapça ve Türkçe metni olmak üzere, slide show şeklinde manzara fotoğrafları eşliğinde, istediğiniz sureyi seçerek Kur’an dinleyebileceksiniz.
      • Hasenat’ın Arapça orjinal metni tümüyle elden geçecek ve Türk sistemine göre yeniden harekelendirilecek.
      • Hasenat’ın Arama sistemi çok daha geliştiriliyor. Artık sağ tıklama ile Arapça veya Türkçe kelimeleri direk arama modülüne aktarabileceksiniz. Arama ekranında tek metinde veya istenilen metinler içerisinde arama yapılabilecek. Ayrıca arama içerisinde tekrar tekrar arama yapılabilecek ve bu yöntemle arama işlemini daha derinleştirebileceksiniz.
      • Program içerisindeki metin editörü geliştiriliyor. Artık bir sağ tıklama ile seçtiğiniz metni editöre aktarabileceksiniz.
      • Yine sağ tıklama menüsüne konulan kopyalama komutu ile seçtiğiniz metni sorunsuz olarak WORD e aktarabileceksiniz.
      • Programın arayüzü de güncelleniyor. Daha modern XP tarzı bir görünüm kazanıyor.
      • En önemli özelliklerden biri de programa Explorer’ın “sık kullanılanlara ekle” özelliğine benzer, bir not alma özelliği ekleniyor. Sağ tıklama menüsüne eklenen bir komutla, üzerinde çalıştığınız ayeti not alabileceksiniz. Alt alta klasörler oluşturarak, bu klasörlere üzerinde çalıştığınız konularla ilgili isimler verebilecek ve bu klasörlerin altına not almak istediğiniz ayetleri yerleştirebileceksiniz. Daha sonra istediğiniz klasörü seçerek, “derle komutu” verebilecek ve açılan pencereden görüntülenmesini istediğiniz meal metinlerini seçerek ekranda görüntülüyebilecek veya yazıcıdan çıktı alabileceksiniz. Veya seçtiğiniz klasörü metin olarak kaydedebilecek veya bir başka hasenat kullanıcısına mailliyebileceksiniz.

      2.1 sürümünde eklenenler (Bu sürümde eklenenler)

       

      • 2.1 sürümüyle programın adı Furkan-1′den Hasenat olarak değiştirildi ve geliştirme süreci hızlandırıldı. Temmuz 2006 itibariyle 40.000′in üzerinde kullanıcıya ve tüm sürümlerde 80.000′in üzerinde download’a erişti.
      • 2.1 (güncelleme) sürümünde şu özellikler eklendi: Yeni fonta geçilerek daha güzel Arapça metin görünümü sağlandı. Arapça metindeki şedde altındaki kesre, alışılmış Türk sistemine göre harfin altına alındı. Bazı mealler çıkarıldı. Muhammed Esed meali ve Yeni Diyanet meali programa eklendi.

      2.0 sürümünde eklenenler

       

      • Arapça orijinal Kuran metni, Arapça metinde ve çevirilerde geliştirilmiş arama fonksiyonu, Kuran okuma amaçlı sıralı okuma ve derleme oluşturma, sadeleştirilmiş ve geliştirilmiş kullanıcı ara yüzü, çok sayıda yeni metin ve yeni fihrist (22 metin, 4 fihrist), alfabetik sıralama, kullanıcı tarafından belirlenebilir renklendirme, geliştirilmiş program özellikleri, çok güçlü arama alt yapısı (ve/veya, hareke gözardı etme, harf yumuşamalarını gözardı etme) ve tamamen ücretsiz olma…

      1.0 sürümü

       

      • Surelerin içinde ağaç yapısı ile dolaşabilme, iniş sırasına ve resmi sıraya göre listeleyebilme, atlamalı dolaşma (bir kelimeyi sağ tıklayıp o kelime geçen tüm ayetleri görebilme), çok sayıda metni alt alta görüp mealleri kıyaslayabilme, meal ekleyip çıkartabilme, programı yenilemeye gerek kalmadan yeni

      Toplam Okunma 280 Bugün Okunma 3

      Gönderildi Faydalı Programlar, Multimedya | 3 Yorumlar »

      Habibullahı Sevmek

      Gönderen Editör on 19th Mayıs 2007

      Toplam Okunma 102 Bugün Okunma 0

      Gönderildi Multimedya | Yorum Yok »

      Senai Demirci - Vakit Akşam

      Gönderen Editör on 10th Mayıs 2007

      Toplam Okunma 109 Bugün Okunma 2

      Gönderildi Multimedya | Yorum Yok »

      www.esenyurtweb.com www.esenyurtonline.comwww.esenyurtunsesi.com

       
      | Kuran |ihya | Molla Cami | Süfli | Zehirli OK | Sağlık | Rüya Tabirleri | Kitap|