Bana çenesi ile bacağı arasını koruma konusunda garanti verene, ben de cenneti garanti veririm [H.Ş.]
Currently Browsing: Ne, Nedir?

Aşûre Günü – Aşûre Günü Ne yapılır?

Aşûre Günü

Muharrem’in 10′uncu günü Aşûre günüdür. Aşûre gününde çok büyük ve mühim hâdiseler meydana gelmiştir.

Fakîh Ebu’l-Leys Semerkandî Hazretleri’nin beyânına göre Aşûre günü meydana gelen hâdiselerden bazıları şunlardır:

  1. Yerlerin ve göklerin yaratılması,
  2. Hz. Âdem (a.s.)’in tevbesinin kabul edilmesi,
  3. Hz. Musa (a.s.)’nın Firavn’ın şerrinden kurtulması ve Firavn’ın helak olması,
  4. Hz. İbrahim (a.s.)’in dünyaya gelmesi ve ateşten kurtulması,
  5. Hz. Eyyûb (a.s.)’un hastalıktan şifâ bulması,
  6. Hz. Yûnus (a.s.)’un balığın karnından kurtulması,
  7. Hz. Süleyman (a.s.)’a saltanat verilmesi,
  8. Hz. Nuh (a.s.)’un gemisinin karaya oturması,
  9. Hz. Hüseyin (r.a.)’in şehid edilmesi ve
  10. Kıyâmetin kopması da Aşûre günü olacaktır.

Aşûre Günü ne yapılır?

a – O gün, eve ufak-tefek erzak alınırsa, bir sene boyunca evde bereket olur.
b – En az 10 müslümana birer selâm veya bir müslümana 10 selâm verilir. Fakir-fukarâ sevindirilir.
c – O gün gusledenler, bir sene ufak-tefek hastalık görmezler.
d – 10 defa şu duâ okunur:

سُبْحَانَ اللهِ مِلاْءَ الْمِيزَانِ وَمُنْتَهَى الْعِلْمِ وَمَبْلَغَ الرِّضَى وَزِنَةَ الْعَرْشِ

„Sübhânallâhi mil’el mîzân. Ve müntehel-ılmi ve mebleğar-rızâ ve zinetel-arş“

e – Yine Aşûre gününe mahsus olmak üzere kuşluk vaktinde 2 rek’at namaz kılınır. Her rek’atte 1 Fâtiha-i şerîfe, 50 İhlâs-ı şerîf okunur.

Namazdan sonra 100 defa:

اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَآدَمَ وَنُوحٍ وَاِبْرَاهِيمَ وَمُوسَى وَعِيسَى وَمَا بَيْنَهُمْ مِنَ النَّبِيِّينَ وَالْمُرْسَلِينَ صَلَوَاتُ اللهِ وَسَلاَمُهُ عَلَيْهِمْ اَجْمَعِينَ

„Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin ve Âdeme ve Nûhın ve İbrâhîme ve Mûsâ ve Îsâ ve mâ beynehüm minen-nebiyyîne vel-mürselîn. Salevâtullâhi ve selâmühû aleyhim ecmaîn“

f – Öğle ile ikindi arasında 4 rek’at namaz kılınır. Beher rek’atte 1 Fâtiha-i şerîfe, 50 İhlâs-ı şerîf okunur.

Namazdan sonra:

70 İstiğfâr-ı şerîf,
70 Salevât-ı şerîfe,
70 defa:

لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ

„Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azıym“ okunur.

Ümmet-i Muhammed (s.a.v.)’in hidâyeti ve halâsı (kurtuluşu) için duâ edilir

Toplam Okunma 1043 Bugün Okunma 0

Öşür Nedir, Nelerin öşrü verilir?

ÖŞÜR NEDİR, NELERİN ÖŞRÜ VERİLİR

Araziden çıkan mahsûlün zekatına, onda bir (1/10) demek olan “öşür” denilmiştir.

Öşür; ayet, hadis ve icma ile farzdır. Ayet-i kerime: “Ey iman edenler, kazandıklarınızın ve arzdan sizin için çıkardıklarımızın temiz (helal)lerinden infak edin ( zekat ve öşür verin). Gözünüzü yummada (sıkılmadan) alıcısı olmadığınız fenâsını vermeye yeltenmeyin. Ve bilin ki Allah Ganî ve Hamîd’dir.”(Bakara, 267)

Hadis-i şerifte: “yağmurların, nehir ve çeşme (gibi akar) suların, tarla (içindeki) kaynağın suladığı (araziden çıkan) şeylerde (1/10) öşür, (dolaba koşulan) hayvanlar ile sulanan (yerden elde eilen) şeylerde ise (1/20) öşür vardır.” Buyrulmuştur.

(daha fazla…)

Toplam Okunma 3686 Bugün Okunma 0

Müflis Kimdir?

muflis

Haramlardan kaçınmak iki kısımdır:
Birisi Allahü Teâlâ’nın hakları ile alakalı olan, diğeri de kulların hakları ile alakalı olanlar.

Kulların hakları ile alakalı olan haramlara riâyet etmek, diğerine riayet etmekten daha mühimdir. Zira Allahü Teala, mutlak olarak zengindir ve rahmet edenlerin en merhametlisidir. Kullar ise fakir, muhtaç ve cimridirler.

Resûlullâh efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki;
Her kim din kardeşinin ırzına veya herhangi bir şeyine zulmederse, dinar ve dirhemin (altın ve gümüş paranın) bulunmayacağı günden önce helalleşmeye çalışsın. Zira (o günde) kendisinin sâlih ameli varsa, zulmü kadar ondan alınır, hak sahibine verilir.  Şayet, sâlih amelleri yoksa hak sahibinin günahlarından kendisine yüklenir“.

Diğer hadis-i şerifte Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
Müflis kimdir, bilir misiniz?” Ashab-ı Kirâm “-Bizde müflis, parası pulu olmayan kimsedir, ya Resûlullah” dediler.
Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.):
“Şüphesiz benim ümmetimden iflas etmiş olan o kimsedir ki, kıyamet gününde namaz, oruç, zekat (gibi bir çok ibadetler) ile gelir. O, falana sövmüş, falan kimseye iftira atmış, falanın malını yemiş, falanın kanını dökmüş, falana vurmuş olarak gelir.  Sonra, onun sevapları bu kimselere verilir. Eğer, üzerindeki hakları ödenmeden önce iyilikleri tükenirse, onların günahları alınır ve kendi üzerine atılır.”. ( Sadaka Resûlullah sallallahü aleyhi ve alâ âlihi ve sellem) (Mektubat-ı Şerife, 1/76)

Toplam Okunma 528 Bugün Okunma 0

Mirac Gecesi – Mirâc Kandili


Mirac Gecesi,

Recep ayının 27. gecesidir. Mirac mucizesi, hicretten bir buçuk yıl önce, 621 yılı başlarında vuku bulmuştur.  Mirac’ın iki aşaması vardır. Birinci aşamada Hz. Peygamber efendimiz (s.a.v) Mescidül-Haram’dan Beytü’l-Makdis’e (Kudüs) götürüldü. Kur’an’ı kerimde anlatılan andığı bu kısım, gece yürüyüşü anlamında isra adını alır. İkinci aşamayı ise Hz. Peygamber efendimiz (s.a.v)’in Beytü’l-Makdis’ten Allah’a yükselişi oluşturur. Mirac olarak anılan bu yükselme olayı Kur’an’da anılmaz, ama çok sayıdaki hadis-i şerifde ayrıntılı biçimde anlatılır.

Hz. Peygamberimiz (s.a.v) Burak ile Beytü’l Makdis’e vardıktan sonra oradaki büyük ve sert kaya ile göğe çıkarıldı. Her bir gökte peygamberlerden biriyle görüştü, nice nice melekler gördü. Cennet ve cehennemin durumlarını gördü, Sidre-i Müntehâ’ya geçti,  Allah’ın melekût âleminden bir çok acaib şeyler gördü. Nihayet beş vakit namazın farz kılınması emri ile aynı gecede geri döndü.

(daha fazla…)

Toplam Okunma 1460 Bugün Okunma 1

29 Mayıs 1453 İstanbul’un Fethi

 

 

Türk-İslâm mefkûresinde çok önemli bir yer işgâl eden İstanbul’un fethi, İslâmiyetle birlikte ortaya çıkan mukaddes bir ideâl, bir kızıl elma yâni yüce bir gâyedir. Bu ulvî gâye uğruna önce Araplar, sonra da Türkler, İstanbul surları önünde seve seve can verdiler ve şehâdet mertebesine kavuştular.

 

İstanbul, 1453 târihine kadar birçok defâlar çeşitli millet, devlet ve topluluklar tarafından kuşatılıp, işgâl edildi. Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem); “İstanbul muhakkak fethedilecektir. Bu fethi yapacak hükümdâr ne güzel hükümdâr ve onun askerleri ne güzel askerlerdir.” hadîs-i şerîfi, bütün İslâm hükümdâr ve kumandanlarının bu şehri fethetmek arzu ve gayretlerini harekete geçiriyordu. Müslümanlar “Feth-i Mübîn”i gerçekleştirmek için pekçok teşebbüste bulundular.

 

İslâm âleminde Dört Halîfe (632-661), Emevîler (662-750), Abbâsîler (750-1517 ve Osmanlılar devrinde en büyük ideâl hâline gelen İstanbul’un fethine ilk teşebbüs; Üçüncü Halîfe hazret-i Osman devrinde 655 târihinde yapıldı. O zaman Müslümanlar kuvvetli bir donanmaya sâhiptiler. Sûriye vâlisi hazret-i Muâviye 654 Kıbrıs Seferini müteakip, Abdullah bin Ebû Serh kumandasında Bizans’a bir donanma gönderdi. 655′te İslâm donanması ile Bizans deniz kuvvetleri arasında Fenike kıyılarında cereyan eden savaşta, Bizans donanmasına ağır kayıplar verdirildi. İslâm târihlerinde “Zat el-Savârî” adı verilen bu savaşta, Bizans donanmasına bizzât komuta eden İmparator Konstantin’in mağlûbiyeti, İstanbul deniz yolunun Müslümanlara açılmasına sebeb oldu.

(daha fazla…)

Toplam Okunma 2811 Bugün Okunma 11

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Nedir?

 

Kene
Kırım-Kongo Hemorajik Ateş (KKHA),keneler tarafından taşınan Nairovirüs isimli bir mikrobiyal etken  tarafından neden olunan ateş, cilt içi ve diğer alanlarda kanama gibi bulgular ile seyreden hayvan kaynaklı bir enfeksiyondur. Son yıllarda tedavide görülen gelişmelere rağmen, bu enfeksiyonlarda ölüm oranları hala yüksektir.
Keneler Nasıl Tanınır ve Nerelerde Bulunur?
KeneKeneler otlaklar, çalılıklar ve kırsal alanlarda yaşayan küçük oval şekillidir.  6-8 bacaklı, uçamayan, sıçrayamayan    hayvanlardır. Hayvan ve insanların kanlarını emerek beslenirler ve bu sayede hastalıkları insanlara bulaştırabilirler. Ülkemiz kenelerin yaşamaları için coğrafi açıdan oldukça uygun bir yapıya sahiptir. Türlere göre değişmekle beraber kenelerin, küçük kemiricilerden, yaban hayvanlarından evcil memeli hayvanlara ve kuşlara (özellikle devekuşları) kadar geniş bir konakçı spektrumları mevcuttur.
Kimler Risk Altındadır?
Hastalık genellikle meslek hastalığı şeklinde karşımıza çıkar.
  • Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlarPiknik Alanlarında Kenelere Dikkat
  • Veterinerler
  • Kasaplar
  • Mezbaha çalışanları
  • Sağlık personeli özellikle risk gurubudur.
  • Kamp ve piknik yapanlar, askerler ve korunmasız olarak yeşil alanlarda bulunanlar da risk altındadır.
Henüz ergin olmamış Hylomma soyuna ait keneler, küçük omurgalılardan kan emerken virüsleri alır, gelişme evrelerinde muhafaza eder; ergin kene olduğunda da hayvanlardan ve insanlardan kan emerken bulaştırır.
Kuluçka Süresi Ne Kadardır?
Kene tarafından ısırılma ile virüsün alınmasını takiben kuluçka süresi genellikle 1-3 gündür; bu süre en fazla 9 gün olabilmektedir. Enfekte kan, ifrazat veya diğer dokulara doğrudan temas sonucu bulaşmalarda bu süre 5-6 gün, en fazla ise 13 gün olabilmektedir.
Belirtileri Nelerdir?
Kene Tarafından Isırılmış Hasta
Ateş
Kırıklık
Baş ağrısı
Halsizlik
Kanama pıhtılaşma mekanizmalarının,bozulması sonucu;
- Yüz ve göğüste kırmızı döküntüler, ve gözlerde kızarıklık,
- Gövde, kol ve bacaklarda morluklar
- Burun kanaması, dışkıda ve idrarda kan görülür
- Ölüm karaciğer, böbrek ve akciğer yetmezlikleri nedeni ile olmaktadır.
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşinin Tanısı Nasıl Konulur?
Kanda virüse karşı oluşan antikorların taranması tanı için en sık kullanılan yöntemdir. Bu göstergeler hastalığın başlangıcından sonra 6. günden itibaren belirlenebilir.
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Nasıl Kontrol Edilir ve Nasıl Korunulur?
Hastalığın bulaşmasında keneler önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle kene mücadelesi önemlidir fakat oldukça da zordur.
1. İnsanlar kenelerden uzak tutulabilir ise bulaş önlenebilir. Bu nedenle de mümkün olduğu kadar kenelerin bulunduğu alanlardan kaçınmak gerekir.
2. Kenelerin yoğun olabileceği çalı, çırpı ve gür ot bulunan alanlardan uzak durulmalı, buKeneler Kırsal Kesimlerde Daha Sık Görülür gibi alanlara çıplak ayak yada kısa giysiler ile gidilmemelidir.
3. Bu alanlara av yada görev gereği gidenlerin lastik çizme giymeleri, pantolonlarının paçalarını çorap içine almaları,
4. Görevi nedeni ile risk grubunda yer alan kişilerin hayvan ve hasta insanların kan ve vücut sıvılarından korunmak için mutlaka eldiven, önlük, gözlük, maske v.b. giymeleri gerekmektedir.
5. Gerek insanları gerekse hayvanları kenelerden korumak için haşere kovucu ilaçlar (repellent) olarak bilinen böcek kaçıranlar Kenelerden Korunma İlaçlarıdikkatli bir şekilde kullanılabilir. (Bunlar sıvı, losyon, krem, katı yağ veya aerosol şeklinde hazırlanan maddeler olup, cilde sürülerek veya elbiselere emdirilerek uygulanabilmektedir.)
6. Haşere kovucular hayvanların baş veya bacaklarına da Kene Isırık İzi uygulanabilir; ayrıca bu maddelerin emdirildiği plâstik şeritler, hayvanların kulaklarına veya boynuzlarına takılabilir.
7. Kenelerin bulunduğu alanlara gidildiği zaman vücut belli aralıklarla kene için taranmalıdır.


Kene Isırık İziKene Isırık İzi

8. Vücuda yapışmış keneler uygun bir şekilde  kene ezilmeden, ağızdan veya başından tutularak bir cımbız veya pens yardımıyla sağa sola oynatarak alınmalıdır. Isırılan yer alkolle temizlenmelidir. Mümkünse kenenin tanı için alkolde saklanması uygun olur.

Doğru Kene Çıkarması Yanlış Kene Çıkarması Yanlış Kene Çıkarması Yanlış Kene Çıkarması

9. Diğer canlılara ve çevreye zarar vermeden, haşere ilacı (insektisit) ile uygulamanın uygun görüldüğü durumlarda  çevre ilaçlanması yapılabilinir.
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşinin Tedavisi Nedir?
Hastalığın kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Hastaya destek tedavisi yapılmalıdır.
Konuyu Hazırlayan: Dr Alp Akay – Dr.Başak Soyluoğlu


Toplam Okunma 731 Bugün Okunma 0

Sayfa 1 / 812345»...Son »