Hatm-i Enbiyâ yapmak için, önce 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 İhlâs-ı şerîf okunur.
Sonra:
اَعُوذُ بِاللهِ السَّمِيعِ الْعَلِيمِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ رَبِّ اَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ وَاَعُوذُ بِكَ رَبِّ اَنْ يَحْضُرُونِ
„Eûzu billâhis-semî’ıl-alîmi mineş-şeytânir-racîm. Rabbi eûzu bike min hemezâtiş-şeyâtıyn. Ve eûzu bike rabbi en yahdurûn“
Şu âyet-i celîle okunur ve buna göre hareket edilir:
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
يَآ اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
صَدَقَ اللهُ الْعَظِيمُ
„Bismillâhir-rahmânir-rahîm. Yâ eyyühellezîne âmenusbirû ve sâbirû ve râbitû vettekullâhe lealleküm tüflihûn. Sadekallâhül-azıym“
Bundan sonra şu sıraya göre hatme devam edilir:
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
اِنَّ اللهَ وَمَلاَئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِىِّ يَآ اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا
صَدَقَ اللهُ الْعَظِيمُ
„Bismillâhir-rahmânir-rahîm. İnnallâhe ve melâiketehû yüsallûne alen-nebiy. Yâ eyyühellezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ. Sadekallâhül-azıym“
رَبَّنَا ظَلَمْنَا اَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ
رَبِّ اَنِّى مَسَّنِىَ الضُّرُّ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ
لاَ اِلهَ اِلاَّ اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَالِمِينَ
لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ
okunur.
Sonra duâ yapılır.
Toplam Okunma 6709 Bugün Okunma 3
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) ‘in amcası oğlu ve damadı, müslümanların dördüncü halifesi hz. Ali (k.v) şöyle anlatmıştır:
- Ben kâbe’de tavaf ederken biriyle karşılaştım. Kâbe’nin örtüsüne yapışmış: ” Ey herşeyi işiten, her isteyenin istediğiniz bilen, ey ısrar edenlerin ısrarından rahatsız olmayan Allah’ım. Beni affın ve rahmetinin tatlılığı ile rızıklandır“. diye dua ediyordu.
Bende: “- Ey Allah’ın kulu, sözünü bir defa daha bana tekrar edermisin?” dedim.
O Zât: “- Sen benim söylediğimi işittin m? ” dedi.
Ben onun Hızır olduğunu anlayıp:
“-Hızır (a.s)’ın nefsi kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, herhangi bir kul, bu sözleri her farz namazın peşinden söylerse onun günahları bağışlanır..” dedim.
Toplam Okunma 1913 Bugün Okunma 5
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Bir gün Hz.Ali (r.a) (k.v) geldiler. Hz. Ömer(r.a), Hz. Ebubekir(r.a), Hz. Osman (r.a) Efendilerimiz, imam Ali efendilerimizin hanesine gelip, “Gazan mübarek olsun, Ey Allah’ın Aslanı” dediler. Hz Ali bir kalaylı tas ile bal getirdi ve önlerine koydu. İkram ettiler. Hz Ebubekir (r.a) mübarek elini uzattı gördü ki tasın içinde bir kara kıl var, elini uzattı kılı almak istedi, Hz Ömer (r.a) kılı aldırmadı ve dediki “bizler Resulu Ekrem’in vezirleriyiz, Fatıma-tül-Zehra belki bizlere tecrübe için kılı koymuştur. dördümüz üçer tevil edelim, münasip olmazmı” dedi.
O anda Hz Ebubekir efendimiz buyurdu:
1-Namaz kılanların kalbi nurludur bu tasdan, dünya endişesini kalbine gönlüne namaz kılmak tatlıdır bu baladan, ikiyüz türlü mahrubattan pak olup Hak tealaya teveccüh incedir bu kıldan.
Hz. Ömer (r.a) :
2-Misafir seven hane sahiplerinin kalbi nurludur bu tasdan, misafir ile sohbet etmek talıdır bu baldan, misafirlerin kalbi incedir bu kıldan.
Hz Osman (r.a) :
3-Alimlerin kalbi nurludur bu tasdan,alimler ile sohbet etmek tatlıdır bu baldan, kuranın mânasını vermek, incedir bu kıldan.
Hz Ali (k.v) :
4-Gazaya giden gazilerin kalbi nurludur bu tasdan, alkanlar ile boyanıp kafir ile cenk etmek tatlıdır bu baldan, kul hakkı üzerine geçirmeden hanesine dönmek, incedir bu kıldan…
Ondan sonra Hz Fatıma (r.a) bi tevil de ben yapayım dedi ve buyurdu;
5-Erkeğini hoşnut eden hanımların kalbi; nurludur bu tasdan, erine cefa etmeden güzelce geçinmek; tatlıdır bu baldan, kocasını hakkını yerine getirmesi ve kendinden razı etmek; incedir bu kıldan.
Sonra Resulu Ekrem efendimiz’e (S.a.v) haber yolladılar, efendimiz (s.a.v.) teşrif etti ve bende bir tevil edeyim dedi ve buyurdu;
6-Ümmetimin kalbi nurludur bu tasdan, kevser şarabı tatlıdır bu baldan, şeriâtımın yolu incedir bu kıldan.
ondan sonrada Cenabı Hak Cebrail’i (a.s) gönderdi, Allahu Teala şöyle buyurdu:
7-Dostum ya Muhammed (s.a.v) senin mübüvvet mühürün nurludur bu tasdan, yarın kıyamet gününde ümmetine şefaat etmek tatlıdır bu baldan, sıraât köprüsü incedir bu kıldan. diye buyurdu.
Ondan sonra Resulu Ekrem (s.a.v) el kaldırıp huzurunda dua ettiler, Yarabbi bu bal tasvirini okuyana, dinleyene, ikiyüz peygamber sevabı isterim senden dediler. hepsi amin dedi. Allah teâla’dan hitap geldi; “Ya muhammed (s.av) her kim bu bal tasvirini okusa, okutursa, yahut yazdırıp yanında taşır ve yazdırıp ümmetine hediye ederse, İzzet ve Celalım hakkı için ben o kimselere ikiyüz peygamber sevabı veririm” diye buyurdu.
Bir kimse kendine adet edinip hergün okusa ve okumaya devam etse katiyyen dünya darlığı görmez. Fakru-zarurete düşmez. Ölürken hüsnü hâtime nasip olur. Ahirete iman ile gider, gelecek kaza ve belalardan kendini Cenabı Hak muhafaza eder.
Toplam Okunma 2214 Bugün Okunma 6
Receb’in 27′nci gecesi yani 26′sını 27′sine bağlayan gece “Mi’rac gecesi”dir. Bu gecede yatsıdan sonra 12 rek’at Hâcet namazı kılınır. Her rek’atte Fâtiha’dan sonra 10 İhlâsı şerîf okunur ve 2 rek’atte bir selâm vermek sûretiyle kılınır. Namazdan sonra:
4 Fâtiha-i şerîfe,
100 defa:
“Sübhâne’llâhi ve’l hamdü lillâhi ve lâ ilâhe ille’llâhü vallâhü ekber. Velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyi’l azıym.”
100 defa da:
“Estağfiru’llâhe’lazıym ve etûbü ileyk.”
100 defa salevât-ı şerîfe okunur.
Yukarıda târif edilen namaz 12 rek’at yerine 100 rek’at da kılınabilir.
Toplam Okunma 1612 Bugün Okunma 5
Receb ayı „Eşhur-u hurum“dan olup ŞEHRULLAH yâni Allah’ın ayıdır. Bu aya oruçlu olarak girilmeli ve bu ayda Allah’a çok ilticâ etmelidir.
Recebin 1′inci günü oruç tutanlara 3 senelik, 2′nci günü oruç tutanlara 2 senelik, 3′üncü günü oruç tutanlara ise 1 senelik nâfile oruç sevâbı verilir. Bu, hadîs-i şerîf ile sâbittir.
Üç günden sonra her gününe birer ay oruç sevâbı verilir.
Receb-i şerîf Cenâb-ı Hakk’a mahsus bir ay olduğu için yalnız Zât-ı İlâhî’yi bildiren İhlâs-ı şerîf sûresi’ni çok okumalı; tevhid, istiğfar ve salevât-ı şerîfeleri ihmal etmemelidir.
Bu ayda 2 kandil vardır:
İlk Cuma gecesi Regaib Kandili,
27′nci gecesi Mi’rac Kandili.
1′inci gecesi bir tesbih namazı veya Receb-i şerîfin ilk onu zarfında bir defaya mahsus olmak üzere kılınan on rek’at namaz kılınabilir.
Bu namazda, her rek’atte Fâtiha-i şerîfeden sonra 3 „Kul yâ eyyühel-kâfirûn…“, 3 İhlâs-ı şerîf okunur. Nitekim ileride kılınış şekli anlatılacaktır.
Receb ayında her gün başında ve sonunda 7′şer Fâtiha-i şerîfe okumak sûretiyle 100 İhlâs-ı şerîf okumak da çok sevaptır.
Bu ayda, mümkün olduğu kadar Hatm-i Enbiyâ yapmalı ve oruç tutmalıdır. 13, 14 ve 15′inci günlerinde oruç tutanlar, bu sünnet-i şerîfeyi yerine getirdiklerinden, nice hastalıklardan şifâ bulur.
Receb’in 1′i ile 10′u arasında, 11′i ile 20′si arasında ve 21′i ile 30′u arasında sadece birer defa olmak üzere kılınacak 10′ar rek’at Hacet namazı vardır. Hepsinin de kılınış şekli aynıdır. Bu namazlar, akşamdan sonra da, yatsıdan sonra da kılınabilir. Fakat Cuma ve Pazartesi gecelerinde ve bilhassa teheccüd vaktinde kılınması efdâldir.
Bu namaz, mü’min ile münâfığı ayırır. Bu 30 rek’at namazı kılanlar hidâyete ererler. Münâfıklar bu namazı kılamazlar. Bu namazı kılanın kalbi ölmez.
Bu 30 rek’at namaz, Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz’in berberi Selmân-ı Pâk (r.a.) Hazretleri tarafından rivâyet edilmiştir.
Hacet namazına şu niyetle başlanır:
„Yâ Rabbî, beni dünyayi teşrifleri ile nûra gark ettiğin Efendimiz hürmetine, sevgili ayın Receb-i şerîf hürmetine, feyz-i ilâhîne, rızâ-i ilâhîne nâil eyle. Âbid, zâhid kulların arasına kaydeyle. Dünya ve âhiret sıkıntılarından halâs eyle, rızâ-i şerîfin için Allâhü Ekber.“ [1]
Her rek’atte 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 „Kul yâ eyyühel-kâfirûn…“, 3 İhlâs-ı şerîf okuyup, 2 rek’atte bir selâm verilir. Böylece 10 rek’at tamamlanır.
Namazdan sonra 11 defa:
لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِى وَيُمِيتُ وَهُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
„Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh. Lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît. Ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihil-hayr. Ve hüve alâ külli şey’in kadîr“
Receb’in 11′i ile 20′si arasında kılınan 10 rek’attan sonra 11 defa şu duâ edilir:
اِلهًا وَاحِدًا اَحَدًا صَمَدًا فَرْدًا وِتْرًا حَيًّا قَيُّومًا دَائِمًا اَبَدًا
„İlâhen vâhiden ehaden sameden ferden vitran hayyen kayyûmen dâimen ebedâ“
Receb’in 21′i ile 30′u arasında kılınan 10 rek’atten sonra da, şu duâ 11 kere okunur:
اَللَّهُمَّ لاَ مَانِعَ لِمَا اَعْطَيْتَ وَلاَ مُعْطِيَ لِمَا مَنَعْتَ وَلاَ رَادَّ لِمَا قَضَيْتَ وَلاَ مُبَدِّلَ لِمَا حَكَمْتَ وَلاَ يَنْفَعُ ذَا الْجَدِّ مِنْكَ الْجَدُّ سُبْحَانَ رَبِّىَ الْعَلِىِّ اْلاَعْلَى الوَهَّابِ سُبْحَانَ رَبِّىَ الْعَلِىِّ اْلاَعْلَى الوَهَّابِ سُبْحَانَ رَبِّىَ الْعَلِىِّ اْلاَعْلَى الْكَرِيمِ الوَهَّابِ يَا وَهَّابُ يَا وَهَّابُ يَا وَهَّابُ
„Allâhümme lâ mânia limâ a’tayte ve lâ mu’tıye limâ mena’te ve lâ râdde limâ kazayte ve lâ mübeddile limâ hakemte ve lâ yenfeu zel-ceddi minkel-ceddü. Sübhâne rabbiyel-aliyyil-a’lel-vehhâb. Sübhâne rabbiyel-aliyyil-a’lel-vehhâb. Sübhâne rabbiyel-aliyyil-a’lel-kerîmil-vehhâb. Yâ vehhâbü yâ vehhâbü ya vehhâb“
Toplam Okunma 939 Bugün Okunma 4
„Allâahümme salli alâa seyyidinâa Muhammedin ve alâa âali seyyidinâa Muhammedin salâaten tünciinâa bihâa min cemî’ıl-ehvâali ve’l âafâat. Ve takdıy lenâa bihâa cemî’alhaacâat ve tütahhirunâa bihâa min cemî’ıs-seyyi’âat ve terfeunâa bihâa ındeke a’led-derecâat ve tübelliğunâa bihâa aksa’l gaayâat. Min cemî’ıl-hayrâti fi’l-hayâati ve ba’del-memâat. İnneke alâa külli şey’in kadiyr.“
Mânâsı:
„Allâh’ım, Efendimiz Muhammed’e ve ehl-i beytine bizi bütün korku ve âfetlerden kurtaracağın, bütün ihtiyaçlarımızı göndereceğin, bütün günahlarımızdan temizleyeceğin, nezdindeki derecelerin en yücesine yükselteceğin, hayatta ve ölümden sonra bütün hayırların nihâyetine ulaştıracağın şekilde râhmet eyle. Muhakkak sen her şeye kaadirsin.“
„Allâahümme salli ve sellim ve bâarik alâa seyyidinâ Muhammedini’l-fâtihı limâa uğlika ve’l-hâtimi limâa sebeka nâasırı’l-hakkı bi’l-hakkı ve’lhâadii ilâa sırâatike’l müstakıym ve alâa âalihii hakka kadrihii ve mikdâarihi’lazıym.“
Mânâsı:
„Allâh’ım salât ve selâm eyle ve mübarek kıl; kilitlenmişlerin açıcısı, öncekilerin sonuncusu, Hakka hak ile yardımcı, doğru yoluna hidâyet eden Efendimiz Muhammed’e ve onun ehl-i beytine onun kadrince ve azîm mikdarınca.“
„Allâahümme salli salâaten kâamileten ve sellim selâmen tâammen alâa seyyidinâa Muhammedini’l-lezii tenhallü bi-hil’ukadü ve tenfericü bihi’l-kürabü ve tükdaa bihi’l-havâaicü ve tünâalü bihi’r rağaaibü ve husnü’lhavâatimi ve husnü’l-havâatimi ve yüsteska’l ğamâamü bivechihi’l-keriim ve alâa âalihii ve sahbihii fîi külli lemhatin ve nefesin bi-adedi külli ma’lûmin lek.“
Mânâsı:
„Allâh’ım, kendisi hürmetine düğümler çözülen, gamlar-kederler açılan, ihtiyaçlar giderilen, isteklere, hüsn-ü hâtimelere güzel âkibetlere nâil olunan, kerem (cömertlik) sahibi yüzü-suyu hürmetine bulutların sulandığı, Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.)’e ve onun âl ve ashâbına; her bakış ve her nefeste ve zâtınca mâlum olanların sayısınca, kâmil bir rahmet ve tam bir selâmet ihsan eyle.“
Her gün Peygamber Efendimize çokça salevât okumalıdır. Bilhassa salât-ı münciye, salât-ı nâriye ve salât-ı fethiyye’ye devam edilmelidir. Herhangi bir sıkıntı anında bunların hatmi yapılarak duâ edilirse, Cenâb-ı Hakk dilekleri kabul eder. Salât-ı Münciye’nin hatmi 1000 , salât-ı nâriye’nin hatmi ise 4444 defa okumaktır.
Toplam Okunma 8643 Bugün Okunma 5