Hayra vesile olan, hayr yapan gibidir.[H.Ş.]

Çanakkale Savaşı’nın Simgesi (denen) Fotoğraf bir yalan!


Fotoğraftaki kişilerin Bolu’nun Elmalık Köyü’nden İbrahim Bayseç ile Niyazi Yıldırım oldukları, İzmir’deki Çiğli Havaalanı’nda 1930′da işçi olarak çalışırken Alman bir pilot tarafından fotoğraflarının çekildiği ortaya çıktı. CHP Bolu İl Teşkilatı’nın geçen yıl bastırdığı afişlerde babasının fotoğrafını görünce şaşıran 65 yaşındaki Seyran Bayseç, “Babamın o fotoğraf ile savaşın simgesi haline geldiğini öğrendim. Ancak babam 1911 doğumlu. Yani Çanakkale Savaşı başladığında 4 yaşındaydı. O fotoğraf babam Çiğli Havaalanı’nda işçi olarak çalışırken çekilmiş” dedi.

Çanakkale Savaşı’nın simgesi olarak partilerin, dernek ve odaların, birçok resmi ve özel kurumların afişlerinde kullandığı fotoğrafta yırtık kıyafetleri, ayakkabısız halleriyle gazete ve televizyonlara konu olan, Çanakkale Savaşı’nda vatanı için savaşan askerler lanse edilen kişilerin Bolu’nun Elmalık Köyü’nde oturan İbrahim Bayseç ile Niyazi Yıldırım oldukları ortaya çıktı.

Bayseç ve Yıldırım’ın, İzmir Çiğli Havaalanı’nda işçi olarak çalışırken bir Alman pilota poz verdikleri, pilotun torununun geçen yıllarda fotoğrafı internette satışa çıkarması üzerine fotoğraf Çanakkale Savaşı ile simgeleşti.

CHP AFİŞİNDE BABASINI GÖRDÜ

CHP Bolu İl Teşkilatı’nın seçim propagandası çalışmaları kapsamında bastırdığı afişlerde babasının fotoğrafını görünce şaşıran 3 çocuk babası müteahhit Seyran Bayseç, partiye giderek fotoğrafı nereden bulduklarını sordu.

Fotoğrafın Çanakkale Savaşı’nın simgesi olduğu cevabını alınca şaşkınlığı artan Seyran Bayseç, “Babam Çanakkale Savaşı’nda 4 yaşındaydı. Nasıl böyle bişey olabilir?” diyerek şaşkınlığını söyledi.

FOTOĞRAF ÇİĞİLİ HAVAALANINDA ÇEKİLDİ

Bolu Dağı eteğinde bulunan Elmalık Köyü’nde yaşayan Seyran Bayseç, babasının 1982′de, Niyazi Yıldırım’ın ise 1994′te köyde hayatlarını kaybettiğini söyleyerek, fotoğrafın öyküsünü şöyle anlattı:

“Babamın o dönemde 4 yıl süren askerliği yapmak üzere gitmesinden yaklaşık 1 yıl önce yani 1930 yılında İstanbul- Ankara tren hattını döşemek için bizim köye Alman bir ekip gelmiş. Köyde 2-3 ay kalmışlar. Ancak Bolu Dağı’nı geçemeceyeceklerini anlayınca vazgeçmişler. Köyden giderken de ‘Bizimle çalışmak ister misiniz?’ diyerek 12 kişiyi yanlarında götürmüşler. Onların içinde babam ve fotoğrafta yanında bulunan Niyazi Yıldırım da varmış. Çiğli Havaalanı’nda çalışmışlar. Ancak, paralarını alamamışlar. 10 kişi köye dönmüş. Babam ve Niyazi amca da 6 ay çalıştıktan sonra paralarını alamayınca köye dönmek için şantiyeden çıkmışlar. O sırada bir Alman pilot fotoğraflarını çekmiş. Babam ve Niyazi amca köyümüze ancak bir ayda gelebilmişler. Babam sağken, bize bu fotoğraftan söz ederdi. ‘Bir Alman bizim fotoğrafımızı çekti’ derdi.”

“YANLIŞI DÜZELTMEK İÇİN ÇALIŞTIM”

Çanakkale Savaşı’nda babasının 4 yaşında olduğunu kaydeden Seyran Bayseç şöyle devam etti:

“Benim babam Çanakkale harbine katılmadı. Parti afişinde babamın fotoğrafını görünce, bu yanlışlığı düzeltmek için çaba harcadım. Bir televizyon programına katılmak istedim. Ancak, programa kabul edilmedim. Bana fotoğrafın bu şekilde kullanılması nedeniyle mahkemeye başvurmamı söylediler. Ben de ‘Neden mahkemeye başvurayım?’ dedim. Ben babamın fotoğrafının bu şekilde kullanılmasından rahatsız değilim. Ancak bunun doğrusunu da ortaya çıkarmak istiyordum. Genelkurmay Başkanlığı’ndan babamın nasıl bir asker olduğunun ortaya çıkarılmasını istedim.

Böylece, o fotoğrafın Çanakkale harbinde çekilmediğini kanıtlayacaktım. Çünkü babam İzmir’den geldikten kısa bir süre sonra askere gitti. Askerliği’ni Siirt’te yaptı. Orada ‘Dersim ayaklanmasının’ bastırılmasında görev aldı. Babam, başarılı bir askerdi. Hatta 4 yıl sonra askerden gelince Bolu Alay Komutanlığı’nda başarısından dolayı mükafatlandırılmıştı. Niyazi amca da babamla aynı dönemde yaptı askerliğini. Ama bildiğim kadarıyla o Adapazarı’nda yaptı.”

Annesi ve babasının birlikte çekilmiş fotoğrafını gösterip, iki fotoğrafı karşılaştıran Seyran Bayseç, “Babam iki fotoğrafta da aynı pozu vermiş. Bu iki fotoğrafa baktığınızda, o fotoğraftaki kişinin babam olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz” dedi.

Toplam Okunma 2816 Bugün Okunma 0



3 “Çanakkale Savaşı’nın Simgesi (denen) Fotoğraf bir yalan!”

  1. hüseyin diyor ki:

    ben hep çanekaleyle ödev yaparım eyer ödevin varsa yaz
    “çanekale işlemci ödevleri”

  2. Bekir Celep diyor ki:

     Bilmem bazı değerle üzerinde neden bu kadar duruluyor. Bu fotoğraf yalan olsa ne çıkar, gerçek olsa ne çıkar. Sanki milletin durumu bunlardan farklımı idi Şimdi ben size o yıllarda açlıktan ölen ve kefensiz gömülen dedemi mi yazayım yoksa daha dün eşek pisliğinden arpa seçerek aç karnını doyurmaya çalışan aziz amcayımı anlatayım.
         Belkide siz gavut, uğut, fırıç nedir bunları bilmezsiniz bile bunlar yokluğun, mısır koftiğinin külle karıştırılıp yenilen yemeklerdir. bence bu resimler çok da önemli değil. İster işçi olsun, ister asker olsu Çanakkalede savaşan çocukların durumunun bunlardan farklı olmadığı yemek listelerinden kolayca anlaşılmaktadır.

  3. Editor diyor ki:

    ….
    Belkide siz gavut, uğut, fırıç nedir bunları bilmezsiniz bile bunlar yokluğun, mısır koftiğinin külle karıştırılıp yenilen yemeklerdir. bence bu resimler çok da önemli değil.

    Öncelikle, burası bir tartışma ortamı değildir fakat, yukarıdaki satırlarınızdan, burada; bizim çanakkale şehitlerimizi veya ecdadımızı kötülediğimizi, o aziz insanların hangi ruhaniyete sahip olduklarını anlamadığımızı veya hor gördüğümüzü düşünüyormuşsunuz gibi bir hava sezinleniyor.

    * 1915′te Osmanlı ordusu iyi teçhizatlıydı, askerlerin üstü harap bitap değildi. Uzun süren savaşta yokluk elbette had safhaya çıktı.
    * Şapkaları soluk değil, ayakkabıları yok ama çorapları temiz;
    * Uzun boylu askerin üniforması Fransızlarınki gibi soldan düğmeli. Osmanlı’da düğmeler sağda.
    * Aynı orduda iki asker çantasını farklı yerde taşımaz.
    * Sağdaki askerin giydiği Osmanlı subayı giysisi. Osmanlı’da bir subay ile bir er yan yana bu şekilde duramaz.

    Bu makalenin burada olma sebebi;
    Bazılarının herşeyi kendi istediği gibi halkımıza insanımıza sunmasına, istedikleri doğrultuda göstermesine bir örnektir.
    Bir Almanın çektiği bir pecmude insan portresini Çanakkalede veya başka yerdeki Osmanlı askerlerine mal edilmesi, insanların zihninde bu şekilde bir Osmanlı Türk askeri portresi çizilmesidir.

    Osmanlı ordusu ve insanı yani atalarımız, dedelerimiz, ecdadımız; evet son döneminde çok büyük yokluklar, sıkıntıar çekti ama hiç bir zaman böyle pecmude, düzensiz ve harap bir vaziyette olmadılar.
    Böyle bir fotoğrafı alıp Çanakkale’de Osmanlı Türk askerleri demek onlara hakaret kabilindedir.

    Onlara minnettarız.
    Allah aziz şehitlerimizin hepsinin mekanını cennet etsin..

Yorum yaz