Meshin farzı, mestin ön kısmından üç serçe parmağı kadar bir yeri ıslatmaktır. Sünnet üzere yapılan mesh ise, ıslatılan el parmaklarını açarak, ayağın ucundan itibaren mestin koncuna doğru çekmektir.
Erkek ve kadın müslümanlar için, mestler üzerine meshetmek câizdir.
Bunun için şu şartlar gereklidir:
Ayrıca, abdesti bozan her şey meshi de bozar. Bu sebeple, mestin müddeti henüz bitmemişse yeniden alınacak abdestte mestlere yeniden mesh yapılır.
Bir uzvun çıkması, kırılması veya yaralanması halinde üzerine sargı yahut alçı sarılsa, o uzvu yıkamak mahzurlu ise sargının çoğu üzerine meshedilir. Eğer mesh de zarar verecek olursa, mesh de yapılmaz.
Sargının mest gibi bir zamanı yoktur. Özür devam ettikçe meshedilmeye devam edilir. Abdestli olarak sarılması şart değildir. Meshedildikten sonra sargı açılsa veya düşse, yahut mevcut sargı üzerine ikinci bir sargı bağlansa, meshi yenilemek icap etmez.
Toplam Okunma 2191 Bugün Okunma 12
Teyemmüm, Abdest almak veya gusletmek için suyun bulunmaması veya kullanılamaması hâlinde, hangi maksatla teyemmüm edeceğine niyet edip ellerini toprak cinsinden bir şeye iki defa vurarak, birincide yüzünü, ikincide dirseklerine kadar ellerini meshetmektir.
Teyemmümün farzı ikidir:
Bir müslüman gusletmek, yahut abdest almak için su bulamazsa veya bulduğu suyu kullanmasına hastalığının şiddetlenmesi, düşman tehlikesi vesâire gibi ciddî bir mâni mevcutsa, niyet ederek toprak cinsinden bir şeyle teyemmüm eder.
Şöyle ki; Niyet edip Eûzü -Besmele çekerek bir defa ellerini toprak veya toprak cinsinden bir şeye vurup ileri-geri sürter. Onunla yüzünü mesheder. İkinci defa ellerini aynı şekilde vurup, ileri – geri sürter. Evvelâ sağ, sonra sol kolunu mesheder.
Teyemmüm alırken parmaktaki yüzüğün çıkartılması yüzüğün yerinin de meshedilmesi ve parmak aralarının hilâllenmesi zarûrîdir.
Toplam Okunma 1168 Bugün Okunma 0
Hatm-i Enbiyâ yapmak için, önce 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 İhlâs-ı şerîf okunur.
Sonra:
اَعُوذُ بِاللهِ السَّمِيعِ الْعَلِيمِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ رَبِّ اَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ وَاَعُوذُ بِكَ رَبِّ اَنْ يَحْضُرُونِ
„Eûzu billâhis-semî’ıl-alîmi mineş-şeytânir-racîm. Rabbi eûzu bike min hemezâtiş-şeyâtıyn. Ve eûzu bike rabbi en yahdurûn“
Şu âyet-i celîle okunur ve buna göre hareket edilir:
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
يَآ اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
صَدَقَ اللهُ الْعَظِيمُ
„Bismillâhir-rahmânir-rahîm. Yâ eyyühellezîne âmenusbirû ve sâbirû ve râbitû vettekullâhe lealleküm tüflihûn. Sadekallâhül-azıym“
Bundan sonra şu sıraya göre hatme devam edilir:
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
اِنَّ اللهَ وَمَلاَئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِىِّ يَآ اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا
صَدَقَ اللهُ الْعَظِيمُ
„Bismillâhir-rahmânir-rahîm. İnnallâhe ve melâiketehû yüsallûne alen-nebiy. Yâ eyyühellezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ. Sadekallâhül-azıym“
رَبَّنَا ظَلَمْنَا اَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ
رَبِّ اَنِّى مَسَّنِىَ الضُّرُّ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ
لاَ اِلهَ اِلاَّ اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَالِمِينَ
لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ
okunur.
Sonra duâ yapılır.
Toplam Okunma 3374 Bugün Okunma 2
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) ‘in amcası oğlu ve damadı, müslümanların dördüncü halifesi hz. Ali (k.v) şöyle anlatmıştır:
- Ben kâbe’de tavaf ederken biriyle karşılaştım. Kâbe’nin örtüsüne yapışmış: ” Ey herşeyi işiten, her isteyenin istediğiniz bilen, ey ısrar edenlerin ısrarından rahatsız olmayan Allah’ım. Beni affın ve rahmetinin tatlılığı ile rızıklandır“. diye dua ediyordu.
Bende: “- Ey Allah’ın kulu, sözünü bir defa daha bana tekrar edermisin?” dedim.
O Zât: “- Sen benim söylediğimi işittin m? ” dedi.
Ben onun Hızır olduğunu anlayıp:
“-Hızır (a.s)’ın nefsi kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, herhangi bir kul, bu sözleri her farz namazın peşinden söylerse onun günahları bağışlanır..” dedim.
Toplam Okunma 1214 Bugün Okunma 0
Birleşik Amerika 1783′te denizlerde müstakil bayrak gezdirmeye başlamıştır. 25 Temmuz 1785′te Boston Limanı’na kayıtlı, kaptan Isaak Stevens’in idâresindeki Maria ismindeki ilk Birleşik Amerika gemisi Cezayir korsanları tarafından Cadiz açıklarında zapt edildi.
1793 Ekim ve Kasım aylarında Birleşik Amerika’nın 11 gemisi daha Türkler tarafından zaptedildi. Kongre 17 Mart 1794 celsesinde, Türk korsanlarına karşı koyacak güçte harp gemileri imal edilmesi veya satın alınması için başkan George Qashington’a yetki verdi. Türk korsanları sayesinde Birleşik Amerika donanmasının temelleri atılıyordu.
Fakat Birleşik Amerika, Cezâyir donanması ile başa çıkamayacağını çabuk anladı ve Cezâyir’le anlaşmayı tercih etti. 21 Safer 1210 (5 Eylül 1795) muahadesi ile Birleşik Amerika, Cezâyir’deki esirlerin idaresi ve gerek Atlantk’te, gerek Akdeniz’de Birleşik Devletler’in sancağı’nı taşıyan hiç bir gemiye dokunulmaması karşılığında 642.000 altın dolar ve yılda 12.000 Türk altını (216.000 dolar) ödeyecekti.
22 maddelik Türkçe muâhadeye, George Washington ve Beylerbeyi Hasan Dayı (Paşa) imzâ koydular. Böylece Birleşik Amerika yıllık vergiye bağlanmış oldu. Bu, 2 asırlık Birleşik Amerika tarihinde yabancı bir dille imzalanan tek anlaşma olduğu gibi, yabancı bir devlete vergi (muâhade metninde Türkçe seneviyye) ödemenin kabul edildiği tek Amerikan vesikasıdır.
Toplam Okunma 694 Bugün Okunma 1
1- Hızır (a.s) ve Zulkarneyn (a.s) teyze çocuklarıdır.
2- Hızır (a.s), Pers (Fars) hükümdarı Feridun zamanında yaşamıştır.
3- Hızır (a.s)’ın İbrâhim (a.s) ile Mezopotamya’dan göçtüğü ve ona ilk inananlardan olduğu söylenir.
4- Gayb şerâitine memur edilmiş bir peygamber veya veliydi.(kehf:65)
5- Hayat Suyu’ndan içerek ölümsüzlüğe ermişti.
6- Darda kalanların yardımına koşar.
7- Server, bereket getirir.
8- Kâinâta yeniden hayat vermeye memurdur.
9- Elleri beyaz, yumuşak ve kemiksizdir. Şehâdet parmağı ile orta parmağının beraber olması Hızır’ın (a.s) en farklı bir alâmetidir.
10- Sık sık fakir kılığına gire, sadaka ister ve insanları dener.
11- Her yıl 6 mayıs günü Hızır (a.s) ile İlyas (a.s)buluşurlar. Bu güne “Hızır-ilyas” günü denilir. Hızır-İlyas sözü kullanıla kullanıla “hıdırellez” haline getirilmiştir.
12 – Bazılarına göre Hızır (a.s), Zülkarneyn (a.s)’ın başkumandanıydı.
13- Ledün ilmine sahiptir.(Kehf:65)
Toplam Okunma 1138 Bugün Okunma 0