Yazan: Editor| Kategori: Namaz, Ne, Nedir?, ilmihalMay 23rd, 2007 | Yorum yok
Cuma Namazı
Cuma namazı, cuma günü öğle vakti cemaatle kılınması farz olan bir namazdır.
Beş vakit namazın şartlarından başka cuma namazının iki şartı daha vardır:
- Vücûbunun, yâni müslüman üzerine farz olmasının şartları,
- Sıhhatinin, yâni cuma namazının sahih olmasının şartları.
Cuma Namazının Vücûbunun Şartı Yedidir:
- Erkek olmak, (Kadın ve hünsâ olmamak.)
- Hür olmak, (Esir veya hapis olmamak.)
- Mukim olmak, (Seferî olmamak.)
- Sıhhatli olmak, ( Namaza gidemeyecek kadar hasta olmamak.)
- Gözleri sağlam olmak, (Âmâ olmamak.)
- Ayakları sağlam olmak, (Kötürüm olmamak.)
- Namaza gitmeye mâni ve gitmemeyi mübah kılan bir özrü bulunmamak. (Düşman korkusu, şiddetli yağmur, çamur gibi şeyler cumaya mâni hallerdir.)
Cuma Namazının Sıhhatinin Şartı Altıdır:
- Cuma namazı kılınacak yer, şehir olmak, (izin ve berât verilen köylerde de kılınabilir),
- Emir veya vekilinin kıldırması,
- Öğle namazı vaktinde kılınması,
- Cemaatin huzurunda hutbe okumak,
- İmamdan başka üç kişi bulunmak,
- Cuma kılınan yer herkese açık olmak.
Cuma Namazına Niyet
Evvelâ kılınan dört rek’ata “cuma’nın ilk sünnetine” diye niyet edilir. Sonra imamla kılınan iki rek’at, cuma namazının farzıdır. Bundan sonra kılınan dört rek’at, cumanın son sünnetidir.
Daha sonra kılınan dört rek’at ise “zuhr-i ahîr” dir. Buna şöyle niyet edilir: “Niyet ettim edâsı üzerime farz olup da henüz üzerimden sâkıt olmayan en son öğle namazının farzına.“
Bu şekilde niyet edilirse, eğer o günün cuma namazı, şartlarında bir noksanlıktan dolayı kabul olunmamışsa, öğle namazı kılınmış olur; kabul olunmuşsa, en son kazaya kalmış öğle namazına sayılır.
Zuhr-i ahîrden sonra kılınan iki rek’ata “vaktin sünnetine” diye niyet edilir.
Cumanın farzından sonra bu on rek’at kılınmadığı takdirde, şartlarında bir noksanlıktan dolayı cuma namazı kabul olunmamışsa, öğle namazı, üzerine borç olarak kalır. Bu sebeple cumanın farzından sonra kılınan bu on rek’ati kat’iyyen terk etmemelidir.
Toplam Okunma 496
Bugün Okunma 0
Yazan: Editor| Kategori: Namaz, ilmihalMay 23rd, 2007 | 5 Yorum
Beş Vakit Namaz
Sabah Namazı
Sabah namazı 2’si sünnet, 2’si farz olmak üzere 4 rek’attir. İlk önce sünnet, sonra farz kılınır. Namaz kılmak isteyen kimse, abdestli olarak Kıble’ye döner ve ayakta olduğu halde, kalbinden “sabah namazının sünnetini kılmaya” niyet edip, “Allâhü Ekber” diye tekbir alır ve aynen “Namaz nasıl kılınır?” bölümünde tarif edildiği gibi 2 rek’at namaz kılar. Böylece sabah namazının sünnetini kılmış olur. Sabah namazının farzı da tıpkı sünneti gibi kılınır. Farza başlarken kaamet getirir ve kalbinden “Bugünkü sabah namazının farzına” diye niyet eder. (Kadınlar hiçbir namazda kaamet getirmezler.) Bilenlerin sabah namazının farzında uzun sûre okumaları sünnettir. İki rek’at bitip selâm verdikten sonra yukarda târif edildiği gibi, tesbihleri okur ve duâ yapar.
Öğlen Namazı
Öğle namazını kılacak kimse, önce “öğle namazının sünnetine” niyet edip, tıpkı sabah namazının sünneti gibi iki rek’at kıldıktan sonra oturur, “Ettehıyyâtü” okur. Selâm vermeden “Allâhü Ekber” deyip üçüncü rek’ata kalkar ve “Fâtiha” okur. Üçüncü ve dördüncü rek’atları tıpkı evvelki iki rek’at gibi kıldıktan sonra oturur. “Ettehıyyâtü”, “Allâhümme salli”, “Allâhümme bârik”, “Rabbenâ âtinâ” duâlarını sonuna kadar okuyup selâm verir.
(daha fazla…)
Toplam Okunma 1199
Bugün Okunma 0
Yazan: Editor| Kategori: Ne, Nedir?, ilmihalMay 23rd, 2007 | Yorum yok
Namazı Bozan Şeyler
- Konuşmak ve kendi işiteceği kadar gülmek. (Eğer yanındaki işitecek kadar gülerse hem namazı ve hem de abdesti bozulur.)
- “Ah!” diye inlemek,
- Ağlamak, (Eğer ağlamak Allâh korkusundan olursa namaza zarar vermez),
- İsteği ile ve özürsüz öksürüp boğazını ayıklamak,
- Sakız çiğnemek,
- Bir rükünde üç kere kıl koparmak,
- Bir rükünde, herhangi bir yerini elini kaldırmak sûretiyle üç kere kaşımak,
- Bir rek’atta iki saf miktarı yürümek,
- Saç veya sakalını taramak,
- Aralarında bir adam sığacak kadar açık yer bulunmaksızın bir kadınla beraber durarak, aynı imamla, aynı namazı bir hizada kılmak,
- Özürsüz, yüzünü ve göğsünü kıbleden çevirmek,
- Namaz içinde imamından başkasının yanlışını söylemek,
- Kur’ân’ı mânâ bozulacak kadar yanlış okumak,
- Kasten selâm verip selâm almak, (Namazın sonu zannederek selâm verse namaz bozulmaz. Secde-i sehiv lâzım gelir.)
- Avret mahallinin dörtte birinin üç tesbih okuyacak kadar açık bulunması, (Avret mahallini isteği ile açarsa o anda namazı bozulur.)
- Secdede iken iki ayağı ile tepinmek, (Bir ayakla üç defa tepinirse namazı yine bozulur.)
- Secdede iki ayağını birden yerden kaldırmak.
Toplam Okunma 365
Bugün Okunma 0
Yazan: Editor| Kategori: Ne, Nedir?, ilmihalMay 23rd, 2007 | Yorum yok
Namazın Mekruhları
- Namazın içinde sağa sola bakmak,
- Elbise veya vücut ile oynamak, (Vücuda yapışan elbiseyi küçük bir hareketle silkelemekte bir beis yoktur.)
- Özürsüz, parmağını çıtlatmak,
- Secde yerindeki taşları temizlemek,
- Elini böğrüne koymak,
- Bir yerini bir veya iki defa kaşımak, (Namazda burun akıntısını silmek yere akıtmaktan evlâdır.)
- Özürsüz bağdaş kurmak,
- İnsan yüzüne karşı kılmak,
- Kor halindeki ateşe karşı namaza durmak,
- Bir kimsenin önünde, başı üzerinde, sağında, solunda arkasında veya elbisesinde bakan kimsenin kolayca görebileceği kadar belirgin resim varken namaz kılmak,
- Gerinmek,
- Esnemek,
- Tehıyyatta ayak parmaklarını dikip, ökçelerin üzerine oturmak,
- Kaynaklarını yere koyup dizlerini göğse çekerek veya elleri yere koyarak oturmak,
- Yenisi ve güzeli varken eski ve kötü elbise ile kılmak. (Müstehap olan her zaman âdet olanı giymektir. Gecelikler, giyilmesi âdet olan elbiselerden olduğu için onunla namaz kılmakta kerâhet yoktur. N. İslâm.)
- Başı açık kılmak, (Alçak gönüllülük maksadıyla olursa mekruh olmaz.)
- Secdede veya secde dışında elinin veya ayağının parmaklarını kıbleden çevirmek,
- Cemâatle namaza duracağında önünde yer varken safa girmeyip arkada durmak,
- Kabre karşı namaz kılmak,
- Necâsete karşı perdesiz namaz kılmak,
- Kadınla, perdesiz bir hizada durup ayrı ayrı namaz kılmak,
- Tuvalete gitme ihtiyacı varken sıkışık olarak namaz kılmak,
- Secdeden kalkarken dizlerini ellerinden evvel kaldırmak,
- Secdede bir ayağını kaldırmak,
- İmamdan evvel rükû’a gitmek,
- İmamdan evvel rükû’dan kalkmak,
- İmamdan evvel secdeye gitmek,
- İmamdan evvel secdeden kalkmak,
- Secdeye giderken özürsüz olarak ellerini dizlerinden evvel yere koymak,
- Özürsüz, yere veya duvara dayanarak kalkmak,
- Namazda alnından toprak silmek,
- Bir önceki rek’atte okuduğu zammı sûre ile, bir sonraki rek’atte okuduğu zammı sûre arasında sadece bir sûre bırakmak,
- İkinci rek’atta evvelki rek’atta okuduğunun yukarısından sûre veya âyet okumak,
- Farz namazlarda bir sûreyi bir rek’atta iki defa okumak, veya bir sûreyi her iki rek’atte okumak.
- Farzın ikinci rek’atinde, birinci rek’atte okuduğundan üç âyet fazla okumak,
- İmama uyanın imamla birlikte Kur’an okuması,
- Özürsüz, alnındaki sarığın üzerine secde etmek,
- Kıyamda iken özürsüz olarak duvara dayanmak,
- Kıyamda sağa veya sola eğik vaziyette durmak,
- Özürsüz, tek ayak üstünde durmak,
- Namaz içinde âyet ve tesbihleri parmakla saymak,
- Cemaatle namaz kılınırken yalnız namaz kılmak,
- İmamın mihraptan başka yere durması,
- İmamın bir zirâ (50 cm.) alçak yerde durup, cemâatin imamdan yüksekte durması,
- İmamın bir zirâ (50 cm.)den yüksek yere durması; (Eğer imamın yanında bir kişi bulunursa mekruh olmaz.)
- “Besmele” ve “âmin”i açıktan okumak,
- Kırâatı rükû’a inerken tamamlamak,
- Tekbirleri yerlerinde almamak, her zikir ve kırâati (okumayı) yerinde yapmamak,
- Rükû ve secde tesbihlerini başını kaldırdıktan sonra söylemek,
- Omuzu açık ve kolları sıvalı olarak namaz kılmak,
- Önünde bir canlının geçmesi ihtimâli olan yerde önüne sütre (herhangi bir cisim) dikmeyi terk etmek,
- Bir şeyi koklamak,
- İşitilmeyecek derecede üflemek, (işitilecek derecede üflenirse namaz bozulur.)
- Başa mendil ve benzeri bir şeyi sarıp tepesini açık bırakmak,
- Ağzını ve burnunu örterek namaz kılmak,
- İkinci defa toplanan cemâate imam olacak şahsın mihraba durması. Bunlar namazın mekruhlarıdır.
Toplam Okunma 355
Bugün Okunma 0
Yazan: Editor| Kategori: Ne, Nedir?, ilmihalMay 23rd, 2007 | Yorum yok
Namazın Âdâbı
-
- Müezzin kaamet getirirken: “Hayye-ale’l-felâh” dediğinde beklemeden ayağa kalkmak.
- İftitah tekbirinde baş parmaklarını kulak yumuşağına temas ettirmek,
- Kıyâmda secde yerine bakmak,
- Rükû’da ayağının uçlarına bakmak,
- Rükû ve secde tesbihlerini beş veya yedi defa okumak,
- Alnından evvel burnunu yere koymak,
- Secdede burnunun iki tarafına bakmak,
- Selâmda omuzlarına bakmak,
- Esneme geldiği zaman ağzını tutamazsa, sağ elin dışı ile kapamak,
- İmkân nisbetinde iyi ve temiz elbise ile namaz kılmak,
- Sağına selâm verirken, sağındaki cemaat ve melâikeye selâm vermeye niyet etmek,
- Soluna selâm verirken solundaki cemâat ve melâikeye selâm vermeye niyet etmek,
- Yalnız ise selâmda kirâmen kâtibîn ve hafaza meleklerine selâm vermeye niyet etmek,
- Mümkün olduğu kadar öksürmeyi defetmek.
Toplam Okunma 407
Bugün Okunma 0
Yazan: Editor| Kategori: Namaz, Ne, Nedir?, ilmihalMay 23rd, 2007 | Yorum yok
Namazın Sünnetleri
- Ezan okumak,
- Namaza başlarken, ilk tekbirde erkeklerin ellerini kulakları hizâsına kadar kaldırması,
- Tekbirden hemen sonra el bağlamak. (Kadınlar; göğsü üzerinde sağ eli sol eli üzerine koyar. Erkekler ise, sağ ellerinin baş ve serçe parmakları ile sol bileğine halka yaparak göbek altına bağlar.)
- Sübhâneke okumak,
- Eûzü ve besmele okumak,
- Her rek’atta Fâtiha’dan önce besmele okumak,
- Fâtiha’dan sonra “Âmîn” demek,
- Rükû’a ve secdeye iner ve kalkarken tekbir almak,
- Rükû’da üç kere tesbih okumak,
- Erkekler, rükû’da ellerinin parmaklarını açık olarak dizleri üstüne koyup başları ile sırtlarını bir hizada tutmak. (Kadınlar başları ile sırtlarını düz yapmazlar) Kadınlar, parmaklarını birbirinden ayırmaksızın ellerini dizlerinin üzerine koymak,
- İmam, rükû’dan kalkarken “Semiallâhü limen hamideh” demek,
- Cemâat, rükû’dan kalkarken “Rabbenâ leke’l-hamd” demek,
- Yalnız kılanın her ikisini de söylemesi,
- Secdede üç kere tesbih okumak,
- Secdede elin parmaklarını kapalı tutmak,
- Erkek, secdede karnını oyluklarından uzak tutup kollarını yerden kaldırmak,
- Kadın ise, secdede karnını oyluklarına yapıştırıp kollarını yanına temas ettirmek.
- Tahiyyâtta ve ka’dede ellerini oyluklarının üzerine koyup, parmaklarını kendi haline bırakmak.
- Tahiyyâtta erkek sol ayağı üzerine oturup sağ ayağını dikmek,
- Kadın ise iki ayağını sağ yana yatırarak sol oyluğu üzerine oturmak,
- Selâma sağdan başlamak,
- Son ka’dede Peygamber Efendimiz’e salevât okumak.
Toplam Okunma 395
Bugün Okunma 0