Receb ayı „Eşhur-u hurum“dan olup ŞEHRULLAH yâni Allah’ın ayıdır. Bu aya oruçlu olarak girilmeli ve bu ayda Allah’a çok ilticâ etmelidir.
Recebin 1′inci günü oruç tutanlara 3 senelik, 2′nci günü oruç tutanlara 2 senelik, 3′üncü günü oruç tutanlara ise 1 senelik nâfile oruç sevâbı verilir. Bu, hadîs-i şerîf ile sâbittir.
Üç günden sonra her gününe birer ay oruç sevâbı verilir.
Receb-i şerîf Cenâb-ı Hakk’a mahsus bir ay olduğu için yalnız Zât-ı İlâhî’yi bildiren İhlâs-ı şerîf sûresi’ni çok okumalı; tevhid, istiğfar ve salevât-ı şerîfeleri ihmal etmemelidir.
Bu ayda 2 kandil vardır:
İlk Cuma gecesi Regaib Kandili,
27′nci gecesi Mi’rac Kandili.
1′inci gecesi bir tesbih namazı veya Receb-i şerîfin ilk onu zarfında bir defaya mahsus olmak üzere kılınan on rek’at namaz kılınabilir.
Bu namazda, her rek’atte Fâtiha-i şerîfeden sonra 3 „Kul yâ eyyühel-kâfirûn…“, 3 İhlâs-ı şerîf okunur. Nitekim ileride kılınış şekli anlatılacaktır.
Receb ayında her gün başında ve sonunda 7′şer Fâtiha-i şerîfe okumak sûretiyle 100 İhlâs-ı şerîf okumak da çok sevaptır.
Bu ayda, mümkün olduğu kadar Hatm-i Enbiyâ yapmalı ve oruç tutmalıdır. 13, 14 ve 15′inci günlerinde oruç tutanlar, bu sünnet-i şerîfeyi yerine getirdiklerinden, nice hastalıklardan şifâ bulur.
Receb’in 1′i ile 10′u arasında, 11′i ile 20′si arasında ve 21′i ile 30′u arasında sadece birer defa olmak üzere kılınacak 10′ar rek’at Hacet namazı vardır. Hepsinin de kılınış şekli aynıdır. Bu namazlar, akşamdan sonra da, yatsıdan sonra da kılınabilir. Fakat Cuma ve Pazartesi gecelerinde ve bilhassa teheccüd vaktinde kılınması efdâldir.
Bu namaz, mü’min ile münâfığı ayırır. Bu 30 rek’at namazı kılanlar hidâyete ererler. Münâfıklar bu namazı kılamazlar. Bu namazı kılanın kalbi ölmez.
Bu 30 rek’at namaz, Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz’in berberi Selmân-ı Pâk (r.a.) Hazretleri tarafından rivâyet edilmiştir.
Hacet namazına şu niyetle başlanır:
„Yâ Rabbî, beni dünyayi teşrifleri ile nûra gark ettiğin Efendimiz hürmetine, sevgili ayın Receb-i şerîf hürmetine, feyz-i ilâhîne, rızâ-i ilâhîne nâil eyle. Âbid, zâhid kulların arasına kaydeyle. Dünya ve âhiret sıkıntılarından halâs eyle, rızâ-i şerîfin için Allâhü Ekber.“ [1]
Her rek’atte 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 „Kul yâ eyyühel-kâfirûn…“, 3 İhlâs-ı şerîf okuyup, 2 rek’atte bir selâm verilir. Böylece 10 rek’at tamamlanır.
Namazdan sonra 11 defa:
لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِى وَيُمِيتُ وَهُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
„Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh. Lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît. Ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihil-hayr. Ve hüve alâ külli şey’in kadîr“
Receb’in 11′i ile 20′si arasında kılınan 10 rek’attan sonra 11 defa şu duâ edilir:
اِلهًا وَاحِدًا اَحَدًا صَمَدًا فَرْدًا وِتْرًا حَيًّا قَيُّومًا دَائِمًا اَبَدًا
„İlâhen vâhiden ehaden sameden ferden vitran hayyen kayyûmen dâimen ebedâ“
Receb’in 21′i ile 30′u arasında kılınan 10 rek’atten sonra da, şu duâ 11 kere okunur:
اَللَّهُمَّ لاَ مَانِعَ لِمَا اَعْطَيْتَ وَلاَ مُعْطِيَ لِمَا مَنَعْتَ وَلاَ رَادَّ لِمَا قَضَيْتَ وَلاَ مُبَدِّلَ لِمَا حَكَمْتَ وَلاَ يَنْفَعُ ذَا الْجَدِّ مِنْكَ الْجَدُّ سُبْحَانَ رَبِّىَ الْعَلِىِّ اْلاَعْلَى الوَهَّابِ سُبْحَانَ رَبِّىَ الْعَلِىِّ اْلاَعْلَى الوَهَّابِ سُبْحَانَ رَبِّىَ الْعَلِىِّ اْلاَعْلَى الْكَرِيمِ الوَهَّابِ يَا وَهَّابُ يَا وَهَّابُ يَا وَهَّابُ
„Allâhümme lâ mânia limâ a’tayte ve lâ mu’tıye limâ mena’te ve lâ râdde limâ kazayte ve lâ mübeddile limâ hakemte ve lâ yenfeu zel-ceddi minkel-ceddü. Sübhâne rabbiyel-aliyyil-a’lel-vehhâb. Sübhâne rabbiyel-aliyyil-a’lel-vehhâb. Sübhâne rabbiyel-aliyyil-a’lel-kerîmil-vehhâb. Yâ vehhâbü yâ vehhâbü ya vehhâb“
Toplam Okunma 633 Bugün Okunma 0
Receb’in 27′nci gecesi yani 26′sını 27′sine bağlayan gece “Mi’rac gecesi”dir. Bu gecede yatsıdan sonra 12 rek’at Hâcet namazı kılınır. Her rek’atte Fâtiha’dan sonra 10 İhlâsı şerîf okunur ve 2 rek’atte bir selâm vermek sûretiyle kılınır. Namazdan sonra:
4 Fâtiha-i şerîfe,
100 defa:
“Sübhâne’llâhi ve’l hamdü lillâhi ve lâ ilâhe ille’llâhü vallâhü ekber. Velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyi’l azıym.”
100 defa da:
“Estağfiru’llâhe’lazıym ve etûbü ileyk.”
100 defa salevât-ı şerîfe okunur.
Yukarıda târif edilen namaz 12 rek’at yerine 100 rek’at da kılınabilir.
Toplam Okunma 854 Bugün Okunma 0

Mirac Gecesi,
Recep ayının 27. gecesidir. Mirac mucizesi, hicretten bir buçuk yıl önce, 621 yılı başlarında vuku bulmuştur. Mirac’ın iki aşaması vardır. Birinci aşamada Hz. Peygamber efendimiz (s.a.v) Mescidül-Haram’dan Beytü’l-Makdis’e (Kudüs) götürüldü. Kur’an’ı kerimde anlatılan andığı bu kısım, gece yürüyüşü anlamında isra adını alır. İkinci aşamayı ise Hz. Peygamber efendimiz (s.a.v)’in Beytü’l-Makdis’ten Allah’a yükselişi oluşturur. Mirac olarak anılan bu yükselme olayı Kur’an’da anılmaz, ama çok sayıdaki hadis-i şerifde ayrıntılı biçimde anlatılır.
Hz. Peygamberimiz (s.a.v) Burak ile Beytü’l Makdis’e vardıktan sonra oradaki büyük ve sert kaya ile göğe çıkarıldı. Her bir gökte peygamberlerden biriyle görüştü, nice nice melekler gördü. Cennet ve cehennemin durumlarını gördü, Sidre-i Müntehâ’ya geçti, Allah’ın melekût âleminden bir çok acaib şeyler gördü. Nihayet beş vakit namazın farz kılınması emri ile aynı gecede geri döndü.
Toplam Okunma 1899 Bugün Okunma 1
|
|
Allahu Teala Nasr Suresi’nde şöyle buyuruyor; “İnsanların Allah’ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğünde, hemen Rabbini hamd ile tesbih et ve O’ndan mağfiret dile.” 9 sene bir papaz okulunda eğitim gördükten sonra kilisede göreve başlayan Brezilyalı genç papazın İslam’a giriş hikayesini dinledikten sonra tekrar yukarıdaki ayetleri hatırladım. Müslüman olmadan önce Moises De Oliveria olan ismini İslam’a girdikten sonra Musa olarak değiştiren genç papazın hayatı, Fetih Suresi’ni dinlediğinde hissettiği enteresan duyguların ardından değişmeye başlamış. Bu değişim bir ay gibi kısa bir sürenin ardından genç papazın Müslüman olmasıyla sonuçlanmış. Hakan Albayrak’ın dediği gibi “Dünya umumi bir ihtilale hazırlanıyor.” Bu umumi ihtilalin en güzel renkleri ise Müslüman olarak İslam Ailesi’ne katılan yeni kardeşlerimiz olsa gerek.
-Papaz olmaya nasıl karar verdiniz?
Anne ve babam iyi bir Katolikti. 11 yaşıma ulaştığımda beni Cuiaba Şehri’ndeki Sangusal Koleji’ne kayıt ettirdiler. Papaz olmaya karar vermem daha çok ailemin yönlendirmesiyle gerçekleşti.
– Sangusal Koleji’nde nasıl bir eğitim veriliyordu?
Şehirdeki dindar aileler çocuklarını bu koleje kayıt ettiriyorlar, 9 sene süren eğitimin ardından okuldan mezun olan öğrenciler kilisede göreve başlıyorlardı. Sangusal Koleji Brezilya’nın en itibarlı papaz okullarından biridir. Okulda ilahiyat eğitimi başta olmak üzere tarih, fizik, kimya, matematik, edebiyat, pedagoji ve dil eğitimi alıyorduk. Ben de 9 sene bu okulda eğitim gördükten sonra papaz olarak Cuiaba’daki bir kilisede göreve başladım.
– Eğitim gördüğünüz bu papaz okulunda İslam hakkında neler öğreniyordunuz?
İslam’ın Araplar tarafından benimsenen sapkın bir din olduğu, Kuran’da bulunan bölümlerin büyük bir kısmının İncil ve Tevrat’tan çalındığı ve Hz. Muhammed’in kadınlara çok düşkün biri olduğu anlatılıyordu. Ben de aldığım eğitim gereği İslam’dan nefret ediyordum.
Toplam Okunma 1369 Bugün Okunma 1
Sûnen-i Ebi Davud ve İbn-i Mâce’nn rivayet ettiği hadis-i Şerifte buyuruldu ki:
Bir müslüman abdest alırkeb ağzına su verdiği vakit günahlar ağzından çıkar. Yüzünü yıkadığı vakit günahları yüzünden hatta kirpiklerin bittiği göz kenarından çıkar. Ellerini yıkayınca tırnaklarının altına varıncaya kadar, başını meshedince kulakların altına varıncaya kadar, ayaklarını yıkayınca ayak tırnaklarına varıncaya kadar bütün günahlar cıkar.
Toplam Okunma 1339 Bugün Okunma 0
SUAL – Sen müslüman mısın?
CEVAP – Müslümanım Elhamdülillâh.
SUAL – Müslümanım demenin mânası nedir?
CEVAP – Allâh’ı bir bilmek, Kur’ân-ı Kerîm’i ve Muhammed Aleyhisselâm’ı tasdik etmektir.
SUAL – Ne zamandan beri müslümansın?
CEVAP – „Belâ“ dediğimiz zamandan beri müslümanım.
SUAL – „Belâ“ zamanı neye derler?
CEVAP – Misâk’a derler. Yâni Cenâb-ı Hakk ruhlarımızı yarattığı vakit bunlara hitaben „Elestü birabbiküm“ yâni (Ben sizin rabbiniz değil miyim?) diye sordu. Onlar da „Belâ“ (Evet Rabbimizsin) dediler. O zamandan beri müslümanım demektir.
SUAL – Rabbin kimdir?
CEVAP – Allâh.
SUAL – Seni kim yarattı?
CEVAP – Allâh.
SUAL – Sen kimin kulusun?
CEVAP – Allâh’ın kuluyum.
SUAL – Allâh kaçtır diyenlere ne dersin?
CEVAP – Allâh birdir derim.
SUAL – Allâh’ın bir olduğuna delilin nedir?
CEVAP – Sure-i ihlasın ilk âyeti kerimesidir.
SUAL – Bunun manası nedir?
CEVAP – Sen söyleki ey Habibim Allâh birdir, demektir.
SUAL – Allâh’ın varlığına aklî delilin nedir?
CEVAP – Bu âlemin varlığı ve âlemdeki nizâm ve intizâmın devamıdır.
SUAL – Allâh’ın zâtı hakkında düşünce câiz midir?
CEVAP– Câiz değildir. Çünkü akıl Allâh’ın zâtını anlamaktan âcizdir. Allâh’ın, ancak sıfatı hakkında düşünülür.
SUAL – İman-ı yeis nedir?
CEVAP – Firavun gibi ölürken iman etmektir.
SUAL – Bu iman mûteber midir?
CEVAP – Değildir.
SUAL – Tevbe-i yeis nedir?
CEVAP – İmanı ve ameli olan kimsenin ölürken günahlarından tevbe etmesidir.
SUAL – Bu tevbe mûteber midir?
CEVAP – Mûteberdir.
SUAL – Dinin hangi dindir?
CEVAP – İslâm dinidir.
SUAL – Kitabın hangi kitaptır?
CEVAP – Kur’an’dır.
SUAL – Kıblen neresidir?
CEVAP – Kâbe-i Muazzama’dır.
SUAL – Kimin zürriyetindensin?
CEVAP – Âdem Aleyhisselâm’ın zürriyetindenim.
SUAL – Kimin milletindensin?
CEVAP – İbrahim Aleyhisselâm’ın milletindenim.
SUAL – Kimin ümmetindensin?
CEVAP – Muhammed Aleyhisselâm’ın ümmetindenim.
SUAL – Peygamberimiz nerede doğdu ve şimdi nerede bulunuyor?
CEVAP – Mekke’de doğdu. Elli yaşından sonra Medine’ye hicret etti. Şimdi Medine’de “Ravza-i Mütahhara” sındadır.
SUAL – Peygamberimizin kaç adı vardır?
CEVAP – Güzel isimleri çoktur. Fakat dördünü bilmek lâzımdır. Bunlar: Muhammed, Mustafa, Ahmed, Mahmud.
SUAL – Peygamberimizin en çok kullanılan ismi nedir?
CEVAP – Hazret-i Muhammed Mustafa sallallâhü aleyhi ve sellem’dir.
SUAL – Peygamberimizin babasının adı nedir?
CEVAP – Abdullah’tır.
SUAL – Annesinin adı nedir?
CEVAP – Âmine’dir.
SUAL – Süt annesinin adı nedir?
CEVAP – Halîme Hâtun’dur.
SUAL – Ebesinin adı nedir?
CEVAP – Şifâ Hatun’dur.
SUAL – Dedesinin adı nedir?
CEVAP – Abdülmuttalip’dir.
SUAL – Peygamberimiz kaç yaşında iken kendisine fiilen peygamberlik geldi?
CEVAP – 40 yaşında iken fiilen peygamberlik geldi.
SUAL – Fiilen kaç sene peygamberlik yaptı?
CEVAP – 23 sene peygamberlik yaptı.
SUAL – Fâni hayatı kaç yaşında sona erdi?
CEVAP – 63 yaşında sona erdi.
SUAL – Peygamberimizin kaç kızı vardı?
CEVAP – Dört kızı vardı:
SUAL – Peygamberimizin kaç oğlu doğdu?
CEVAP – Üç oğlu doğdu:
SUAL – Ezvâc-ı Tâhirâtı yani Peygamberimizin mübarek hanımlarını sayar mısın?
CEVAP – Sayarım:
Bunlardan Hz. Hadîce (radıyallâhü anhâ) vâlidemiz peygamberimizin ilk zevcesidir. Efendimizden 15 yaş büyük olup 25 sene beraber hayat sürmüştür.
SUAL – Peygamberimizin 53 yaşından sonra evlenmesinin sebep ve hikmetlerinin bazılarını sayar mısın?
CEVAP – Peygamberimiz, kabîlelerin İslâmiyete bağlanmalarını temin, ayrıca kadınlara ait hükümleri kadınlar vasıtasıyla yaymak, bazılarını sefâletten kurtarmak, bazılarının ise iffet ve nâmuslarını korumak için onlarla evlenmiştir. Asıl hikmet ve gâye kadınlar vasıtasiyle İslâm’ı yaymaktır.
SUAL – Peygamberimizin en son vefat eden eşi kimdir?
CEVAP – Hz. Âişe (radıyallâhü anhâ)’dir.
SUAL – Gelmiş ve gelecek insanların en yücesi kimdir?
CEVAP – Peygamberimiz Muhammed Mustafa Sallallâhü aleyhi ve sellem’dir.
SUAL – Peygamber Efendimizin kaç torunu vardır?
CEVAP – İki torunu vardır:
SUAL – Bunlar kimin çocuklarıdır?
CEVAP – Hz. Ali ve Hz. Fâtıma (radıyallâhü anhümâ)’ nındır.
SUAL – Peygamber kime denir?
CEVAP – Ahkâm-ı ilâhiye’yi insanlara tebliğ için Allâh’ın vazifelendirdiği zâta denir.
SUAL – Allâh tarafından mahlûkata gönderilen peygamberlerin sayısı kaçtır?
CEVAP – Peygamberimizden yapılan bir rivâyete göre yüz yirmi dört bin, diğer bir rivâyete göre, iki yüz yirmi dört bindir.
SUAL – Kur’ân-ı Kerîm’de ismi geçen peygamberlerin sayısı kaçtır?
CEVAP – Yirmisekizdir.
SUAL – İsimlerini sayar mısınız?
CEVAP – Sayarım: Âdem, İdris, Nuh, Hûd, Sâlih, İbrâhim, Lût, İsmâil, İshak, Yâkup, Yûsuf, Eyyûp, Şuayp, Musâ, Hârun, Dâvûd, Süleyman, Yûnus, İlyas, Elyesa, Zülkifl, Zekeriyya, Yahyâ, İsâ, Üzeyr, Lokman, Zülkarneyn ve Hazret-i Muhammed Mustafa Salevâtullâhi alâ nebiyyinâ ve aleyhim ecmâiyn hazerâtıdır. Üzeyr, Lokman ve Zülkarneyn (aleyhimüsselâm) hazretlerine bazıları velîdir, demişlerdir.
SUAL – Hazret-i Muhammed Mustafa (sallallâhü aleyhi ve sellem) Efendimiz kaç tarihinde doğdu ve kaç tarihinde vefat etti?
CEVAP – Rebîülevvel ayının onikinci pazartesi günü milâdi 571 tarihinde doğdu ve yine Rebîülevvel ayının onikisinde milâdi 632 tarihinde vefat etti.
SUAL – Peygamberimiz Mekke-i Mükerreme’den Medîne-i Münevvere’ye kaç tarihinde hicret etti?
CEVAP – Milâdi 622 tarihinde hicret etti. Hicret biz müslümanlarca tarih başlangıcıdır.
SUAL – Melek nedir?
CEVAP – Allâh’ın nurdan yarattığı ve istedikleri şekle girebilen, daima ibâdet eden günahsız varlıklardır.
SUAL – Dört büyük melek hangileridir?
CEVAP – Cebrâil, Mikâil, İsrâfil ve Azrâil Aleyhimüsselâmdır.
SUAL – Dört büyük kitap hangileridir ve hangi peygamberlere inmiştir?
CEVAP – Tevrat Musâ Aleyhisselâma, Zebur Dâvûd Aleyhisselâma, İncil İsa Aleyhisselâma, Kur’ân-ı Kerîm Peygamberimiz Muhammed Mustafa Sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimiz Hazretlerine inmiştir.
SUAL – Suhuf ne demektir, kaç tanedir ve kimlere verilmiştir?
CEVAP – Cenâb-ı Hakk’ın, dört kitaptan başka Cebrâil Aleyhisselâm vasıtasıyla bazı peygamberlere gönderdiği sahifelere suhuf denir ki, yüz tanedir. Âdem Aleyhisselâma 10, Şit Aleyhisselâma 50, İdris Aleyhisselâma 30, İbrâhim Aleyhisselâma ise 10 suhuf verilmiştir.
SUAL – Mezhep kaçtır?
CEVAP – İkidir.
SUAL – Nelerdir?
CEVAP – Îtikatta mezhep, amelde mezhep.
SUAL – Îtikatta mezhep imamları kaçtır?
CEVAP – İkidir.
SUAL – Kimlerdir?
CEVAP – İmam Ebû Muhammed Mâtüridî ve İmam Ebü’l-Haseni’l-Eş’ârî Hazretleri’dir.
SUAL – Amelde mezhep kaçtır?
CEVAP – Dörttür.
SUAL – Nelerdir?
CEVAP – Hanefî, Şâfiî, Mâlikî, Hanbelî mezhepleridir.
SUAL – Îtikatta mezhebin nedir?
CEVAP – Ehl-i sünnet ve cemaat mezhebidir.
SUAL – Amelde mezhebin nedir?
CEVAP – Hanefî mezhebidir.
SUAL – Bizim itikatta mezhebimizin imamı kimdir?
CEVAP – İmam Ebû Mansur Muhammed Mâtüridî rahimehüllah Hazretleri’dir.
SUAL – Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezhebine mensup olanların îtikatta imamları kimdir?
CEVAP – Ebü’l-Haseni’l-Eş’ârî (rahimehullah) Hazretleri’dir.
SUAL – İmam Ebû Mansûr Muhammed Mâtüridî nerelidir?
CEVAP – Semerkand’ın Mâtûrid köyündendir. Türk’tür.
SUAL – Mâtüridî ne zaman vefat etmiştir?
CEVAP – Hicrî (333) tarihinde vefat etmiştir.
SUAL – Ebü’l-Haseni’l-Eş’ârî Hazretleri nerelidir? Ne zaman vefat etmiştir?
CEVAP – Basra’lı olup Hicrî (324) tarihinde vefat etmiştir.
SUAL – Namazın kazâya kalmasına meşrû sebep kaçtır?
CEVAP – Üçtür.
SUAL – Sayar mısınız?
CEVAP – Sayarım:
a) Uyku
b) Muharebe esnasında düşmandan hiç fırsat bulamamak,
c) Unutmak.
SUAL – Otuz iki farzı sayar mısınız?
CEVAP – Sayarım: 6 İmanın şartı, 5 İslâm’ın şartı, 12 Namazın farzı, 4 Abdestin farzı, 3 Guslün farzı, 2 Teyemmümün farzı, cem’an 32 eder.
SUAL – İmanın şartları nelerdir?
CEVAP – Allâh’ın varlığına, birliğine, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, kadere, hayır ve şerrin yaratıcısının Allâh olduğuna inanmaktır.
SUAL – İslâm’ın şartı kaçtır?
CEVAP – Beştir:
SUAL – Abdestin farzı kaçtır?
CEVAP – Dörttür.
SUAL – Guslün farzı kaçtır?
CEVAP – Üçtür:
SUAL – Gusül abdestini târif eder misin?
CEVAP – Ederim: Şöyle ki, önce gizlice besmele çeker niyet ederim. Avret mahallini yıkarım. Namaz abdesti gibi abdest alırım. Bu arada 3 defa ağzıma dolu dolu su alırım. 3 defa burnuma iyice su veririm. Abdestten sonra 3 defa başımdan aşağı su dökerim, 3 defa sağ, 3 defa sol omuzuma su döker, her defasında bütün vücûdumu ovalarım. Vücutta hiç kuru yer kalmayıncaya kadar yıkanırım. Yüzük altı ve göbek kıvrığını ıslatırım. Suyun deriye geçmesine mâni olacak şey varsa giderir ve orayı da ıslatırım. Kadınlar küpe deliklerini de ıslatırlar.
SUAL – Teyemmümün farzı kaçtır?
CEVAP – İkidir:
SUAL – Teyemmüm nasıl yapılır?
CEVAP – Teyemmüm etmeye niyet ederim. Ellerimi temiz toprağa vurur parmak aralarını hilâller, yüzümü mesh ederim. Ellerimi temiz toprağa tekrar vurur, sağ kolumu sol elle, sol kolumu sağ elle mesh ederim.
SUAL – Namazın farzı kaçtır?
CEVAP – Altısı içinde, altısı dışında olmak üzere 12′dir.
SUAL – Dışındakiler nelerdir?
CEVAP – Hadesten tahâret, necâsetten tahâret, setr-i avret, istikbâl-i kıble, vakit, niyet.
SUAL – İçindekiler nelerdir?
CEVAP – İftitah tekbiri, kıyam, kırâat, rükû, sücûd, kâde-i ahîrede teşehhüd miktarı oturmak.
SUAL – Bir günde kaç vakit namaz kılınır?
CEVAP – Sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı olmak üzere beş vakit namaz kılınır.
SUAL – Bu vakitler kaç rek’attir?
CEVAP – Sabah namazı 4 rek’attir; ikisi sünnet, ikisi farz. Önce sünnet kılınır, sonra farz kılınır. Öğle namazı on rek’attir. Dördü ilk sünnet, dördü farz, ikisi son sünnet. Önce sünnet kılınır, sonra farz, daha sonra son sünnet kılınır. İkindi namazı 8 rek’attir. 4′ü sünnet 4′ü farz, Önce sünnet kılınır, sonra farz. Akşam namazı 5 rek’attır; üçü farz, ikisi sünnet. Önce farz, sonra sünnet kılınır. Yatsı namazı 13 rek’attir; 4′ü sünnet, 4′ü farz, ikisi son sünnet, 3′ü vitir vâciptir. Önce sünnet, sonra farz, sonra son sünnet, en sonra da vitir vâcip kılınır. Cem’an günde 40 rek’at namaz kılınır.
SUAL – Namazda zammı sûreyi unuttuğun zaman ne lâzım gelir?
CEVAP – Sehiv secdesi yapmak lâzım gelir.
SUAL – Sehiv secdesi kaç yerde yapılır?
CEVAP – Vâcibin terk ve tehirinde, farzın yalnız tehirinde yapılır.
SUAL – Sehiv secdesi yapılmasa ne olur?
CEVAP – Namaz noksan olmuş olur.
SUAL – Sehiv secdesi nasıl yapılır?
CEVAP – Namazda son olarak oturduğumuz zaman tahiyyât okuyup bir veya iki tarafa selâm verdikten sonra iki defa secdeye gidilir, ikinci secdeden sonra oturulur. Tehiyyât, salli, bârik, sonuna kadar okunur, selâm verilir.
SUAL – Sehiv secdesi icab eden birkaç yer sayar mısınız?
CEVAP – Sayarım:
SUAL – İbâdetle tâatla ihyâ etmeye bilhassa kıymet verdiğimiz gecelere ne denir?
CEVAP – Kandil geceleri denir.
SUAL – Kaç tane kandil vardır?
CEVAP – Beş tane kandil vardır.
SUAL – Mevlid kandili nedir?
CEVAP – Peygamberimizin dünyaya geldiği gecedir.
SUAL – Regaaib kandili neye denir?
CEVAP – Hazret-i Âmine’nin yüce Peygamberimize hâmile olduğunu anladığı gecedir.
SUAL – Mi’rac kandili nedir?
CEVAP – Peygamberimiz’in, ilâhî saltanatı seyretmek üzere Allâh’ın dâveti ve gücü ile eşsiz bir mûcize olarak göklere ve daha nice âlemlere seyahat ettiği gecedir.
SUAL – Berât kandili nedir?
CEVAP – Kur’ân-ı Kerîm’in levh-i mahfuzdan sema-i dünyâya indirildiği, insanların bir senelik hayat ve rızıklarının gözden geçirildiği, müslümanların af ve lütuflara nâil olduğu gecedir.
SUAL – Kadir gecesi nedir?
CEVAP – Kur’ân-ı Kerîm’in dünya semâsından Peygamberimize indirilmeye başlandığı gecedir.
Toplam Okunma 518 Bugün Okunma 3
Muharrem’in 10′uncu günü Aşûre günüdür. Aşûre gününde çok büyük ve mühim hâdiseler meydana gelmiştir.
Fakîh Ebu’l-Leys Semerkandî Hazretleri’nin beyânına göre Aşûre günü meydana gelen hâdiselerden bazıları şunlardır:
Aşûre Günü ne yapılır?
سُبْحَانَ اللهِ مِلاْءَ الْمِيزَانِ وَمُنْتَهَى الْعِلْمِ وَمَبْلَغَ الرِّضَى وَزِنَةَ الْعَرْشِ
„Sübhânallâhi mil’el mîzân. Ve müntehel-ılmi ve mebleğar-rızâ ve zinetel-arş“
e – Yine Aşûre gününe mahsus olmak üzere kuşluk vaktinde 2 rek’at namaz kılınır. Her rek’atte 1 Fâtiha-i şerîfe, 50 İhlâs-ı şerîf okunur.
Namazdan sonra 100 defa:
اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَآدَمَ وَنُوحٍ وَاِبْرَاهِيمَ وَمُوسَى وَعِيسَى وَمَا بَيْنَهُمْ مِنَ النَّبِيِّينَ وَالْمُرْسَلِينَ صَلَوَاتُ اللهِ وَسَلاَمُهُ عَلَيْهِمْ اَجْمَعِينَ
„Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin ve Âdeme ve Nûhın ve İbrâhîme ve Mûsâ ve Îsâ ve mâ beynehüm minen-nebiyyîne vel-mürselîn. Salevâtullâhi ve selâmühû aleyhim ecmaîn“
f – Öğle ile ikindi arasında 4 rek’at namaz kılınır. Beher rek’atte 1 Fâtiha-i şerîfe, 50 İhlâs-ı şerîf okunur.
Namazdan sonra:
70 İstiğfâr-ı şerîf,
70 Salevât-ı şerîfe,
70 defa:
لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ
„Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azıym“ okunur.
Ümmet-i Muhammed (s.a.v.)’in hidâyeti ve halâsı (kurtuluşu) için duâ edilir
Toplam Okunma 1355 Bugün Okunma 1
Tedavi amacıyla kullanılan fakat tam anlamıyla bir yıkım olan ilaçlardan bahsetmek istiyorum ve belirtmek istiyorum ki, artık günümüz tıbbıyla hastalıkların giderilmesi, hastaların iyileşmesi gibi bir mevzu bahis değil. Allah(c.c.)’ın bize rahmet ve aynı zamanda imtihan için gönderdiği hastalıklara ağrılara sabredemeyip hemen ilaca başvuruyoruz.
Mesela; bir ağrı kesici aldığımızda ağrıyan yerimiz uyuşuyor. Bizde zannediyoruz ki, ağrı faktörü ortadan kalktı. Hayır,tam tersine o faktöre bir darbede biz uyguladık ve zamanla o aldığımız ağrı kesicinin dozajını beyin kabul etmeyecek, daha fazlasını isteyecek. Ondan sonrası malum,başka ilaçlarda çare aranacak ve bu böyle devam edecek. Tedavi hususunda bana çok itiraz eden oluyor bilim ne güzel bulmuş çaresini, neden boşuna ağrı çekelim ki? yada neden daha fazla hasta kalalım ki? diyorlar.
Evet; Peygamber Efendimiz(s.a.v.)’de; “Tedavi olun.” buyurmakla beraber, haram ile tedavi olunamayacağını da bildirmiştir. Bugün aldığımız ilaçların içeriklerini doktorlar bu kadar önemsemezken,bu ilaçları sanki ilahi emirmiş gibi,ihmal etmeksizin almamamız ne oluyor? Ne kadar helal? Hiç araştırmıyoruz. hazıra konmaya o kadar alışmışız ki, şüphe duyamıyoruz bile.
Bu ilaçların geliş yeri neresi,diye soracak olursak hemen altından yahudiler çıkıyor. onlar bizi ve neslimizi zehirlerken biz daha fazlasını istiyoruz. Kendi elimizle kendimizi zehirliyoruz. Sığırlarda deli dana hastalığı görüldüğü için bundan 15-20 sene önce FDA (ABD Gıda ve İlaç İdaresi) sığır ithalatını kesti.
İlaçlarda bundan sonra domuz jelatini kullanacakları kararına vardılar ve bunu bildirdiler. Evet, durum böyle olunca şifa niyetiyle kullandığımız bütün o ilaçlara haram şüphesiyle bakıp, tekrar düşünmemiz lazım. Bugün eczacıların söylediği bir şey var, dünyada silah sektöründen sonra en çok yatırım yapılan sektör ilaç sektörüdür. Silahların insan üzerindeki etkisi ne ise,ilaçlarında bunun gibidir hatta daha beterdir. Çünkü silah en azından, ilaç kadar kolay ulaşılan birşey değil. Şimdi Afrika’ya yardım amacıyla koli koli ilaç dağıtıldı ama zannedilmesin ki tedavi amacıyla. Ne amacıyla olduğunu bu ilaçları üreten,gönderen şahısların kimliklerine bakıp öğrenebilirsiniz. Kuran-ı Kerim’de de bildirildiği gibi bize onlardan hayır gelmez. Onlar ancak birbirlerinin dostudurlar.
Amerikada gözlenen bir olayı naklediyim. Bundan ne kadar önceydi hatırlayamıyorum ama. ABD de bir dönem çocuklara karma aşı uygulanmaya başlanmış. Çocuklarda otizmin %70 arttığı görülmüş ve araştırılmış. Sebebinin bu aşılar olduğu tespit edilmiş ve bu aşılar Türkiye ye gönderilmiş. Bu olaydan sonra Amerika da otizm %70 azalırken Türkiye’de aynı oranda artmış.Bu bile bize ilaçlar ve aşılara ne gözle bakmamız gerektiğini bildiriyor.
Dr. Aydın Salih‘in kitabından bu konuda bizi aydınlatacak bazı alıntılar yapmak istiyorum “Tıp literatürüne bakıldığı zaman ise şu sonuçlara ulaşılır; Bazı ilaçlar kemik iliği hücrelerinde DNA ve RNA sentezini engelleyerek kan üretiminin azalmasına veya anormal hücre üretimine,bunun sonucunda lösemi ve anemilere sebep olurlar (kloramfenikol, oksasilan, isoniasid, sefalotin, fenindion, fenitoin, fenilbutazon gibi) Bazı ilaçlar bağışıklık sistemini baskılarlar.(Aminopirin,sulfanamidler,propiltiourasil,methimasol) Alyuvarların parçalanmasına (Hemoliz)sebep olan kırktan fazla ilaç vardır:
Aspirin,sulfanamidler,sulfonlar,nitrofuranlar,kinin,klorokin,primakin,fenilhidrazin,probenesid,
dimerkaprol,kloramfenikol gibi.buda bazen kalıcı bazen geçici anemilere sebep oluyor.
Bazı ilaçlar (fenicetin,sulfonamidler gibi) ve pek çok gıdada bulunan kimyasallar (anilin boyalar,nitrit ve nitratlar gibi)“ ve daha şu anda sayamayacağım bir sürü zararı olan ilaçlar.Mesela büyük yıkımlara yol açan binlerce kitap arasından,depresyon tedavisinde en çok kullanılan ilaçlardan olan Seroxat tan bahsetmek istiyorum.Seroxat:Depresyon ilaçlarında kullanılan parasodin maddesinin yan etkileri üzerine Norveçli bilim adamları tarafından bir araştırma yapılmıştır.
Depresyon tedavisi gören 1500′den fazla hasta üzerinde yapılan araştırmada,
`Seroxat`kullanan 7 hastanın intihara teşebbüs ettiği ortaya çıkmıştır.
Ruh Sağlığı Örgütü MIND,yaptığı araştırmaya göre,Seroxat kullanan hastaların %50′sinin kendisine zarar verme ve intihar eğiliminin arttığını bildirdi.Örgüt ilacın satışının durdurulmasını istedi.Ama bu Türkiye de senelerce satılan bir ilaç,daha birkaç sene öncesine kadar bu ilacın uzun zaman müdavimi olan kişiler tanıyorum.
Bunun için bir daha sormamız gerekiyor kendimize ”Ben kendime ne yapıyorum?” diye.
Amaç hastalıkları yok etmek gibi gözükse de tıp tarihi bize acımasızca göstermektedir ki; vücuda kimyasal maddeleri sokmak ve vücudun dolaşım sistemi,solunum sistemi gibi sistemlerinin işlevine bilinçsizce müdahale etmek akıllıca bir iş değildir.Sistemlerde, organlarda ve hücrelerde her saniye meydana gelen aklın alamayacağı kadar karmaşık, muhteşem ve sonsuz işlemi kontrol etmeye hiçbir insanın aklı ve gücü yetmez, yetmeyecektir!!!
Toplam Okunma 906 Bugün Okunma 0
Irak’ta yetişen velîlerden
“Mimşâd-ı Dîneverî” hazretleri, bir gün sevdiklerine;
– Birbirimize dua edelim, buyurdu.
Âlimin ve garibin duası makbuldür.
– Nasıl dua edelim? dediler.
– En güzel dua, “Allah senden râzı olsun!” demektir.
Ve ekledi:
- Allahü teâlâ, kıyamet
günü herkese; “Nasıl yaptın?” değil, “Niçin yaptın?” diye soracaktır.
– Niçin yaptın mı?
– Evet. Yâni “Ne niyetle yaptın?” diyecektir. Onun için her işimizi “Allah için”
yapmaya bakalım.
Şöyle devam etti:
– Müminleri Allah için seviniz. Çünkü âhirette, birbirini Allah için seven
Müslümanlara azab yapılmayacaktır.
Mümin kimdir, biliyor
musunuz?
– Kimdir efendim?
– Mümin, kimseye yük olmayan, herkesin yükünü çeken, güler yüzlü insan demektir.
Bir gün de sohbetinde;
– Şeytan, nefis ve kötü arkadaşın zararından kurtulmak isteyen, “ilmihal”
okusun, buyurdu. Çünkü İslâmiyeti bilmeden bir yere varılamaz.
Ve ekledi:
– Büyüklerimiz; “Dînini bilmeyenin, dîni yoktur” buyurmuşlardır.
Melekler imrenir
Bir gün de talebelerine;
– Bir araya geldiğinizde İslâmiyetten konuşun. Yahut bir “ilmihal kitabı”
okuyun.
Ve ilave etti:
– Allah rızası için üç beş kişi bir araya gelir de Allahtan ve Peygamberden
bahsederlerse, gökteki melekler onlara imrenirler.
En büyük nîmet
Bir gün de sohbetinde;
– Kardeşlerim, nîmet ne kadar büyükse, şükür de o kadar çok olmalıdır, buyurdu.
– En büyük nîmet nedir? dediler.
– “Doğru îman” sahibi olmaktır. Ölümden sonra sonsuz bir hayat var. Orası için
hazırlanın.
– Nasıl hazırlanalım efendim?
– Allahü teâlânın dînini öğrenin. Bize ne emretmiş? Neyi yasak eylemiş? Bunları
öğrenip, gereğini yapın ki, en iyi hazırlık budur işte
Toplam Okunma 1103 Bugün Okunma 3